Translate

17 Ocak 2010 Pazar

17/01/2010 - 02:38:19 Para toplayıp okul yaptırdılar Konya Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencileri, ilköğretim okulu öncesi eğitime destek vermek amacıyla planladıkları “Sınıf Yap-Donat Projesi” kapsamında Meram Alakova İlköğretim Okulu’na prefabrik anaokulu yaptırdı. Öğrenciler, yardımsever vatandaşlardan topladıkları destekler ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katkıları ile yapımı tamamlanan 20 öğrenci kapasiteli prefabrik anaokulunu ziyaret etti. Öğretmen adayayı öğrenciler, minik öğrencilerle buluşup, hem ders verdi hem de eğlendi. Selçuk Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde öğrenim gören 100’e yakın öğrencinin girişimleri sonucu yapımına başlanan anaokulu 2 yılda tamamlandı.

TUS'a yeni düzenleme

17/01/2010 - 02:38:57 TUS'a yeni düzenleme Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun, Antalya’da düzenledikleri çalıştayda Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın (TUS) müfredatını belirlemek için çalışmalara başladıklarını açıkladıAntalya’da düzenlenen Tıpta Uzmanlık Eğitimi Müfredat Standart ve Rotasyon Belirleme Çalıştayı’nda, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun, akademisyenlerin, kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili uzmanlık eğitiminin nasıl olacağını, hangi derslerin hangi sürede verileceğini, hangi rotasyonların yapılması gerektiğini belirleyeceklerini açıkladı. Bine yakın akademisyen, tıpta uzmanlık eğitimi müfredatının standardını belirlemek amacıyla çalışmalara başladı. Tosun, Türkiye’nin her tarafından tıp ve diş hekimliği alanında eğitim veren akademisyenler, eğitimciler, tıp fakülteleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinden üst düzey temsilcilerin katılımıyla çalıştay gerçekleştirdiklerini söyledi. Üst düzey eğitimMüfredata standart getirilmesinin gelişmiş ülkelerde de uygulandığına değinen Tosun, müfredata, bu alanda faaliyet gösteren ülke genelindeki tüm akademisyenlerin birlikte karar vereceklerini, bu sayede Türkiye’de zaten iyi olan sağlık eğitiminin daha da üst düzeye geleceğini ifade etti. Bu standardın belirlenmesiyle, ülkenin her tarafındaki tıp fakülteleri ile, eğitim ve araştırma hastanelerinde uzmanlık eğitiminin aynı kalitede verileceğini vurgulayan Tosun, uzman hekimin tecrübesinin daha da artacağına işaret etti. Tosun bu sayede Türkiye’de artık diş hekimliğinde de uzmanlık eğitimi verilebileceğini belirtti.

Okul var, öğrenci yok

Okul var, öğrenci yok 17 Ocak 2010 Pazar, 09:20 GÜNCEL İstanbul'daki 22 özel Rum okulundan halen faaliyette olan 11'inde toplam 214 öğrenci eğitim alıyor. Bazı okullarda sadece 2 öğrencinin ders aldığı sınıflar yer alırken, sadece bir öğrencisi bulunan okul dikkati çekiyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 2009 yıl sonu verilerine göre, İstanbul'da 17'si ilköğretim toplam 22 Rum okulu bulunuyor. Bunlardan Bakırköy, Yeşilköy, Beyoğlu, Tarabya, Yeniköy, Feriköy, Karaköy ve Kurtuluş'ta bulunan 9 ilköğretim okulu öğrenci yokluğu sebebiyle eğitim faaliyetini sürdürmüyor. Heybeliada Rum Erkek Lisesi ile Yuvakimyon Rum Kız Lisesi de faaliyette olmayan okullar arasında yer alıyor. Her birinin bir zamanlar 700-800 öğrenciye sahip olduğu belirtilen Rum okullarında bugün öğrenci sayısı 1-20 arasında değişiyor. En çok öğrencisi olan okullardan Zapyon İlköğretim Okulu'nda 93, Zoğrafyon Lisesi'nde 28, Fener Rum Lisesi'nde ise 40 öğrenci eğitim alıyor. Öte yandan Özel Kadıköy Rum İlköğretim Okulu'nda sadece bir erkek öğrenci eğitim görüyor. AA muhabirine bir değerlendirmede bulunan Okul Müdürü Hristo Peştemalcıoğlu, okulun başka öğrencisinin olmamasının nedeni olarak ilçedeki Rum nüfusun yaş ortalamasının yüksek olmasını gösterdi. -''RUM CEMAATİ ZATEN BU KADAR''- Beyoğlu'ndaki Özel Zapyon Rum İlköğretim Okulu Müdürü Evangeliya Kanarya da 20 anasınıfı öğrencisi ile birlikte 93 öğrenciye sahip okulun öğrenci sayısının son 10 yıl içinde fazla değişmediğini kaydetti. Kanarya, faaliyetteki 11 Rum okulunda 214 öğrencinin eğitim alması ile ilgili, cemaatin okul çağındaki çocuklarının sayısının neredeyse bu kadar olduğunu söyledi. Zoğrafyon Lisesi Mezunları Derneği Başkanı Laki Vingas ise bu 214 öğrencinin dışında cemaatin başka okullara giden sadece 30-35 öğrencisi daha olduğu bilgisini verdi. Bir Rum okulundan mezun olmasına rağmen çocuklarını bu okullara göndermediğini ifade eden Vingas, şöyle konuştu: ''Ben Rum okullarında bu mütekabiliyet (karşılıklılık) sendromunun çok etkili olduğunu sezinliyorum. Çocuklarımızın da böyle politik şeylerin dışında eğitim almalarını istiyorum. Burada gündemde kalan bir eğitim sistemi söz konusu her iki ülkede. Bundan dolayı yabancı okula gönderiyorum çocuklarımı. Ben çok memnunum Rum okulu mezunu olmaktan. Ancak bu okullardaki çocukların azlığı ve hala bir mütekabiliyet anlayışı içinde yaşayan kurumlar olduğu için çocuklarımın daha özgür, bunlardan arınmış bir ortamda eğitim almalarını istedim.'' -''RAKAMLAR BİR ARADA YAŞAMA İRADESİNİN GÖSTERGESİ''- İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ise Rum okullarındaki öğrenci azlığını öğrencilerin diğer okullarda rahat etmesine, kısacası Türkiye'deki birlikte yaşama kültürüne bağladı. Lozan Barış Anlaşmasında ''mütekabiliyet yasası'' üzerine karşılıklı olarak kurulan bu okulların hiç öğrencisi olmasa da kapatılamayacağını söyleyen Yıldız, şunları kaydetti: ''Okulların öğrencisi az olması Rum cemaatinin nüfusunu yansıtmıyor. Bu, Türkiye'deki eğitim sisteminin Rum vatandaşları kendi vatandaşı olarak gördüğünün göstergesidir. Rakamları da bu konuda bir sorun olmadığının bir ifadesi, birlikte bir arada yaşama iradesinin çok somut bir göstergesi olarak görmek lazım.''

Rize'de, annesinin omzundan düşerek başını odun kovasına çarpan çocuk öldü.

Annesinin omzundan düşen çocuk öldü 17 Ocak 2010 Pazar, 11:29 GÜNCEL Rize'de, annesinin omzundan düşerek başını odun kovasına çarpan çocuk öldü. Alınan bilgiye göre, Pazar ilçesi Başköy köyünde oturan anne Ö.B, 35 gün önce doğan erkek bebeğini emzirdikten sonra gazını çıkarmak için omzuna aldı. Bu sırada annesinin omzundan düşen bebek, boynunu sobanın yanındaki odun kovasına çarptı. Annesi tarafından sakinleştirilerek beşiğine konularak uyutulan bebek, bir süre sonra ölmüş olarak bulundu. Eve gelerek inceleme yapan jandarma ekipleri, bebeğin cesedini kesin ölüm nedeninin saptanması amacıyla Trabzon Adli Tıp Kurumuna kaldırdı. Anne Ö.B'nin, ''Gazını çıkarmak için omzuna aldığı çocuğunun düşerek kovaya çarptığını, ancak ilk anda herhangi bir sağlık sorunu gözükmediği için bebeğini beşiğine koyarak uyuttuğunu'' söylediği öğrenildi. Ölen bebeğin nüfus kaydının henüz yapılmadığı ve olaya ilişkin Pazar Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma başlatıldığı belirtildi. http://www.stargazete.com/guncel/annesinin-omzundan-dusen-cocuk-oldu-haber-238701.htm

Bu da `Van çocuğu'

Bu da `Van çocuğu' 17 Ocak 2010 Pazar, 14:07 GÜNCEL Van'da iki gözünün rengi farklı olan ilköğretim birinci sınıf öğrencisi Özcan Hasar, okulunda ilgi odağı haline geldi. Muradiye ilçesinde gözlerinin rengi farklı olan Yavuz Selim İlköğretim Okulu birinci sınıf öğrencisi Özcan Hasar, okulun maskotu haline geldi. Okul Müdürü İhsan Keskin, Van kedisinin FIBA 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın maskotu seçildiğini, kendilerinin de renkli gözlü Özcan'ı okulun maskotu seçtiklerini belirtti. Keskin, "Özcan geçen yıl bize geldi. Anaokulunu burada okudu, bu yıl ise birinci sınıfa devam ediyor. Bizim için mutluluk verici bir olay oldu. Özcan'ı özel yapan gözlerinin rengidir. Bizde gıpta ile kendisine bakıyoruz. Öğrencimiz 8 yıl boyunca bizim okulumuzun maskotu olacak. Sadece Van kedisine özgü tek gözlülük Van insanlarına da özgü olan bir duruma gelmiş" dedi. Öğretmeni Mukaddes Şimşek ise, Özcan Hasar'ın sınıfta çok sessiz ve kendi halinde bir öğrenci olduğunu söyledi. Özcan'ı çok sevdiklerini ifade eden Şimşek, "Özcan, Van'da Van kedisi gibi çok güzel gözlere sahip bir öğrencimizdir" diye konuştu. Okulu ziyaret eden Kaymakam Metin Esen, sohbet ettiği Özcan'a, "Gözlerinde lens mi var?" diye sordu. Özcan'ın gözlerine yakından bakan Kaymakam Esen, "Çok güzel gözlerin, bunların kıymetini iyi bil" dedi.

12 yaşındaki kız korkudan intihar etti

güncellenme zamanı 12.30 17.1.2010 12 yaşındaki kız korkudan intihar etti Nursima ÖZONUR/ERZURUM, (DHA) 12 yaşındaki kız ‘töre’ korkusundan intihar etti AĞRI’nın Doğubayazıt İlçesi'ne bağlı Somkaya Köyü’nde oturan ilköğretim okulu 5’inci sınıf öğrencisi Meryem Sökmen'in, derste bir arkadaşına yazdığı ‘Seni seviyorum’ notunun, öğretmeninin eline geçerek korucu babasına verilmesi üzerine ‘korkudan’ intihar ettiği öne sürüldü. Meryem’in cenazesi, Trabzon Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsinin ardından köyünde gözyaşları arasında toprağa verildi.Doğubayazıt’ın Tendürek Dağı eteklerindeki Somkaya Köyü'nde yaşayan Meryem Sökmen, geçen 7 Ocak sabahı okula gitti. Meryem dördüncü derste iddiaya göre ‘Seni Seviyorum’ yazılı notu bir arkadaşına verirken sınıf öğretmeni R.Ç.’ye yakalandı. Bu olaydan etkilenen Meryem, beşinci ve altıncı derslere girmeyerek eve gitti. Öğretmen de, iddiaya göre ‘sınıfta dedikodu çıkmaması için’, notu Meryem'in okula çağırdığı koruculuk yapan babasına verdi.KALAŞNİKOFU BAŞINA DAYAYIP TETİĞE BASTI Ertesi gün okula gitmeyen Meryem, evde annesiyle bulunduğu sırada misafir odasına girdi ve iddiaya göre köy korucusu olan babasına ait otomatik Kalaşnikof tüfeği alıp başına dayayarak tetiğe dokundu. Birbiri ardına çıkan üç kurşun, Meryem’in alnından girerek başını parçaladı. Silah sesinin duyulması üzerine evin etrafında toplanan kalabalık jandarmaya haber verdi. Olay yerine gelen jandarma ve Cumhuriyet Savcısı, Meryem’in ölüm olayı ile ilgili soruşturma başlattı. Meryem'in cenazesi Trabzon Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsinin ardından 9 Ocak günü köy mezarlığında toprağa verildi.ABLASI DA 13 YIL ÖNCE KENDİNİ ASMIŞ 4'ü kız 8 çocuk babası korucu Muzaffer Sökmen’in ‘Necla’ adındaki kızının da, 1997 yılında kendisini asarak yaşamına son verdiği belirtildi. Muzaffer Sökmen, kızının kendisini vurduğu zaman evde olmadığını belirterek, “Meryem, Cuma günü okula gitmedi. Evde yalnızca annesinin olduğu bir sırada oturma odasına girerek bana ait olan korucu tüfeğiyle kendisini vurmuş. Tüfekten çıkan ses üzerine odaya giden annesi, kızını kanlar içinde bulmuş. Ben fazla bir şey bilmiyorum. Eğer kızım sevdiği birisi olduğunu söyleseydi, ben onunla evlendirirdim” diye konuştu. ÖĞRETMEN: NOTU BABASINA VERMEDİM 22 yaşındaki erkek öğretmen R.Ç., Meryem'in arkadaşına yazdığı ‘Seni seviyorum’ notunu babasına vermediğini söylemekle yetinirken, Ağrı Milli Eğitim Müdürlüğü, küçük kızın ölümünde öğretmenin ve okul yönetiminin bir kusuru olup olmadığı yönünde soruşturma başlattı.

Çocuk sahibi olamayanlara müjde!

17 Ocak 2010 Pazar Çocuk sahibi olamayanlara müjde! Baba olmak isteyen ancak spermlerindeki DNA yapısının bozukluğu nedeniyle çocuk sahibi olamayan erkeklere müjde! Türk ve Fransız doktorlar ele verdi ve ortak bir çalışmaya imza attı. Buna göre 'Çinko, selenyum, betakarotenle C, B9, B12 ve E vitaminlerinden oluşan kombine tedavi, sperm DNA hasarının azaltılmasında açık bir şekilde olumlu sonuç verdi.. Prof. Dr. Timur Gürgan, 'Hastaları spermlerindeki bozulmalara göre üçe ayırıp her birine farklı antioksidan tedavisi uyguladık' diye konuştu. Gürgan, elde ettikleri sonuçları ise şöyle anlattı: - Sperm DNA'sındaki parçalanma yüzde 30'dan büyük ve spermin aktifliği yüzde 20'den küçükse: C, E vitaminleri, betakaroten, çinko, selenyum betaselen takviyesi. - Aktiflik yüzde 30'dan büyük ve parçalanma yüzde 20'den küçükse: Çinko ve B, B9, B12 vitamini takviyesi. - Spermde parçalanma ve aktiflik yüzde 20-30 oranında ise: Çinko, B ve E vitamini takviyesi. - Spermin hem parçalanma hem de aktiflik bölümlerinde oran çok yüksekse aktifliğe yönelik tedavi: Çinko ve grup B vitaminleri birlikte verilmeli ve mikroenjeksiyon planlanmalı. ÇİNKO: Arpa, peynir, sığır eti, kepekli ekmek, tavuk, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, balık, patates, ceviz, badem, tam tahıl, kuru fasulye, lahana, ayçekirdeği, karaciğer, kuzu eti ve tahıllar. C VİTAMİNİ: Turunçgiller, domates ve patates. B9: Yeşil sebzeler, kabak, patates, havuç, süt, yumurta, peynir ve karaciğer. B12: Karaciğerde, sütte, yumurta akında, peynirde, balıkta, ette ve karideste bol miktarda bulunur. E VİTAMİNİ: Tahıl, ıspanak, kabak, lahana, marul gibi yeşil sebzeler.

DİKKAT! Başvurular yarın başlıyor

17 Ocak 2010 Pazar
DİKKAT! Başvurular yarın başlıyor Adaylardan alınacak sınav ücreti, son başvuru tarihi şöyle: Üniversiteye girişte bu yıldan itibaren uygulanacak sınav siteminin birinci aşaması Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) başvurular yarın başlayacak. YGS'ye, öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının lise veya dengi okullar ile açıköğretim lisesinin son sınıfında okuyan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar, ortaöğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler, ortaöğretim kurumlarını bitirmiş olanlar, ortaöğretimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları bu şartları taşıyanlar başvurabilecek. Sınava belirtilen özellikleri taşıyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da başvurabilecek ancak bu adaylar ÖSS sonuçları ile 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alacak yükseköğretim programlarına yerleştirilmeyecek. 2010-2011 öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve ön lisans (meslek yüksekokulları ile açıköğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil) programlarına girmek veya yurt dışında öğrenim görmek isteyen adayların da YGS'ye başvurmaları gerekiyor. -KILAVUZ 2 TL KARŞILIĞINDA ALINACAK- Ortaöğretim Kurumu Müdürlükleri, ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM büroları ÖSYS'de başvuru merkezi olarak görev yapacak. Adaylar başvuru merkezlerinden içerisinde 2010-ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan ''2010-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) Kılavuzu''nu 2 TL karşılığında edinebilecek. Henüz mezun olmamış son sınıf düzeyindeki adaylar başvurularını okulların bağlı olduğu başvuru merkezine yapacak. Mezun durumundaki adaylardan 2008 ve 2009 ÖSYS'nin her ikisine de başvurmamış olanlar ile 2008 veya 2009-ÖSYS'ye başvurmuş olanlardan öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar başvurularını istedikleri başvuru merkezine yapabilecek. Mezun durumdaki adaylardan 2008 veya 2009 ÖSYS'ye başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayan adaylar ise başvurularını isterlerse bireysel olarak internet aracılığıyla ya da diledikleri bir başvuru merkezine yapacaklar. Başvurusunu başvuru merkezinde yapacak adayların gidecekleri başvuru merkezinden randevu alması gerekiyor. Başvuru işlemini yaptıracak aday, başvuru merkezine gitmeden önce başvuru ücretini yatırmış, 2010-ÖSYS Aday Bilgi Formu'nu doldurmuş ve bu formdaki öğrenim bilgilerinin okulun bir yetkilisi tarafından onaylanmış olacak. Başvuru Merkezi'ne giderken adayların 2010-Aday Bilgi Formu'nu, fotoğraflı ve onaylı bir kimlik belgesini, banka dekontunu ve mezun öğrenciler ortaöğretim diplomasını yanında bulundurması gerekecek. YGS'ye girecek adaylar sınav ücreti olarak 35 TL, YGS'ye girmek istemeyen ancak sadece Sınavsız Geçişe başvurmak isteyen adaylar ise 10 TL ödeyecek. Sınava başvuru sırasında formdaki ''İnternet üzerinden işlem yapmak istemiyorum'' seçeneğini işaretleyen adaylar sınav sonuçlarını internetten öğrenemeyecekler ve ayrıca internet üzerinden bazı işlemleri yapamayacak. Sınav sonuçlarını internetten öğrenemeyecek adayların adreslerine sınav sonuç belgesi gönderilecek. Ayrıca internetten öğrenen adaylara da sınav sonuç belgesi iletilecek. Sınava başvurular 12 Şubatta sona erecek.

Oyuncak müzesi açılıyor

Magazin Oyuncak müzesi açılıyor 17 Ocak 2010 Pazar Konak Belediyesi, ilk butik müzenin açılışını gerçekleştiriyor. İzmir'i kültür başkenti yapma projeleri kapsamında butik müze açılımını yaşama geçirdiklerini belirten Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan bugün yapılacak olan Türkiye'nin en kapsamlı Oyun ve Oyuncak Müzesi'ni İzmir'e kazandırmanın onurunu yaşadıklarını söyle

Çocuk diliyle anlaştılar

Magazin Çocuk diliyle anlaştılar Türk Eğitim Gönülleri Vakfı (TEGV) Bağlar Eğitim Parkı'ndaki Diyarbakırlı çocuklar Koreli akranlarını ağırladı. 17 Ocak 2010 Pazar Çocuklara ders saatleri dışında temel eğitimlerini tamamlayıcı çok yönlü eğitim desteği vermek ve çağdaş eğitim olanaklarından yararlanmalarını sağlamak amacıyla kurulan Türk Eğitim Gönülleri Vakfı (TEGV) Bağlar Eğitim Parkı'ndaki Diyarbakırlı çocuklar Koreli akranlarını ağırladı. Diyarbakır'da yaşayan Koreli Kang ailesinin girişimiyle Diyarbakır'a gelen yaşları 7-13 arasındaki 48 çocuk, kentin tarihi mekanlarını gezdikten sonra parka geldi. Koreli çocuklar, parkta Diyarbakırlı çocukların ilgili bakışları altında kültürlerini yansıtan danslarını sergilerken, ellerindeki yelpazelerle sahneye çıkan çocukların yaptığı figürler renkli görüntülere sahne oldu. Birbirlerinin dillerini bilmeseler de çocuk güzelliğiyle ve sevimliliğiyle kısa sürede birbiriyle kaynaşan Türkiyeli ve Koreli miniklerin mutlulukları gözlerinde yansıdı. Korelilerin gösterilerinin ardından parktaki çocuklardan oluşan ritm grubu, Koreli misafirlere gösteri sundu. Gösteriyi izleyen bazı Koreli çocuklar darbuka ve davulun sesinden ürkerken, bazıları da oturdukları yerden elleriyle tempo tuttu. Koreli ve Türkiyeli miniklerin sevinç çığlıklarının birbirine karıştığı etkinlikle, çocuklar ülkelerinden binlerce kilometre uzaklıkta geldikleri Türkiye'den sıcak ve mutlu anıları biriktirmenin keyfini çıkardı. Park Sorumlusu Ayşen Sema Tekin, geçen yaz ilk kez Güney Kore'den bir kafileyi parklarında ağırladıklarını belirterek, 'Koreli çocuklarla bizim çocuklarımız arasında hiç beklemediğimiz kadar hızlı ve sıcak bağlar oluştu. Birbirleriyle çok kısa sürede çocuk dili ile anlaştılar, kaynaştılar, farklı oyunlarla bir arada eğlenerek çok değerli bir zamanı paylaştılar' dedi. Türkçe 'merhaba' diyerek söze başlayan ve konuşmasını Türkçe olarak sürdüren ev hanımı olan Mi Ok An Kang da Güney Koreli olduğunu, yaklaşık 6 yıldır Diyarbakır'da yaşadığını belirterek, Diyarbakır'ı çok sevdiğini söyledi. Koreli çocuklar da kenti sevdiklerini, Diyarbakır'da bulunmaktan dolayı mutlu olduklarını belirterek, 'Diyarbakır'ı çok sevdik. Surlarınız çok büyük' dediler.

Okul ve pansiyonlar denetlendi...

Okul ve pansiyonlar denetlendi... 17 Ocak 2010 Pazar AĞRI- Ağrı Milli Eğitim Müdürü Turgut Koçak, il merkezinde bulunan bazı okul ve pansiyonları denetledi. Ağrı Anadolu Öğretmen Lisesi'nde incelemelerde bulunan Koçak, okulun pansiyonunda yatakhane, etüt salonları ve mutfağı denetleyerek öğrencilerle sohbet etti. Öğrencilerden yaşadıkları sorunları anlatmasını isteyen Koçak, kontrol ettiği yerleri düzenli görünce okul yönetimine teşekkür etti. Habersiz ve zamansız olan bu denetimleri sürekli yapacaklarını belirten Koçak "Pansiyonların kokusuz, temiz, dolapların tertipli ve mutfağın temiz ve hijyenik olması beni çok memnun etti" dedi.

Harran ışığını arıyor

Doğu-Güneydoğu Harran ışığını arıyor Harran Kaymakamı Serkan Keçeli: Kampanyada hedefimiz en az 10 bin kitap hedefleyip, toplamaktır 17 Ocak 2010 Pazar ŞANLIURFA- Şanlıurfa'nın Harran ilçesi Süleyman Demirel Lisesi kütüphane kulübü öğrencileri, Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan'ın başlatmış olduğu "Işığımı arıyorum, okuyorum" kampanyasına destek amaçlı kitap toplama çalışmalarına başladı. Öğrenciler kitap toplamak için esnaftan, kurum ve daire müdürlerinden kitap toplamak için destek istedi. "Karanlığa sitem edeceğine, bir mumda sen yak" sloganı ile ilçede kitap okuma ve toplama kampanyası başlatan öğrenciler Harranlılardan kampanyaya destek vermelerini talep etti. Harran Kaymakamı Serkan Keçeli kampanya ile ilgili olarak, "Şanlıurfa Valisi Sayın Nuri Okutan'ın başlatmış olduğu 'Işığım arıyorum, okuyorum' kitap okuma kampanyasına medeniyetin beşiği olarak Haran'dan destek vermiş bulunmaktayız. Bizimde bir alt projemiz olarak, Süleyman Demirel çok amaçlı lisemizde 'Karanlığa sitem edeceğine bir mumda sen yak' kitap okuma ve kitabı sevdirme kampanyasını arkadaşlar başlattı. Bu kitap okuma kampanyasını devletin öncüllüğünden çıkartarak tamamen öğrencilerimizin önderliğinde yapmak için bu projeyi başlattık. Bu kampanyada hedefimiz en az 10 bin kitap hedefleyip, toplamaktır. Bu kampanya çerçevesi dahilinde 23 Nisan akşamında toplanan bu kitaplarla bir mum yakarak bir ışık yakarak kale dibinde bir şenlik düzenleyeceğiz. Bu kitap kampanyası ile sadece çocuklarımıza değil toplumun her katmanındaki insanlara kitap okumayı sevdirmek ve bu alışkanlığı kazandırmaktır. Bu kampanya dahilinde insanları yaşadıkları ve bulundukları yerde kitap okumalarını sağlamak ve buna özendirmektir. Amacımız kitap okumayı Harran'ın tamamına yaymaktır" dedi. Tarihi Harran harabeleri Bağdat giriş kapısı önünde kampanyaya start veren Süleyman Demirel Lisesi öğrencileri ve sorumlu öğretmenler çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Alıcık, çocukları sevindirdi

Ege Bölgesi Alıcık, çocukları sevindirdi 17 Ocak 2010 Pazar Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, Cumhuriyet İlköğretim Okulu Ana Sınıfı öğrencilerini ziyaret etti. Cumhuriyet İlköğretim Okulu Minik öğrencilerini ziyaret ederek onlarla sohbet eden Alıcık, öğrencilere çikolata ikramında bulundu. Başkan Alıcık; okul öncesi eğitimin çok önemli olduğunu ve Eğitim-Öğretime gereken desteği her zaman sağladığını ifade etti

Fakir öğrencilere giyecek yardımı

Ege Bölgesi Fakir öğrencilere giyecek yardımı 17 Ocak 2010 Pazar MANİSA- Eğitim-Bir-Sen Sarıgöl Şubesi tarafından fakir öğrencilere giyecek yardımı yapıldı. Başlatılan örnek çalışmaların devam edeceğini belirten Eğitim-Bir Sendikası Sarıgöl Şubesi Başkanı Selçuk Erol, “Sendikamızda 28 üye öğretmen bulunuyor. Bir araya geldik. Sarıgöl ve köylerinde okumakta olan fakir ve ihtiyaç sahibi çalışkan öğrencilere yönelik giysi yardımı yapılması yönünde karar aldık. Bu kararı aldıktan sonra okullarda görevli sendikamıza üye öğretmen arkadaşlarımızın tespit ettiği öğrencileri belirledik ve ayakkabı, elbise, mont. Ceket, pantolon gibi giysileri aldık. 38 fakir ve ihtiyaç sahibi öğrencilerimize dağıttık. Amacımız fakir olan öğrencilerimizin, diğer arkadaşları yanında eziklik duygusunu kapılmamalarını sağlamaktır. Bu tür sosyal etkinliklerimiz önümüzdeki günlerde de devam edecektir” dedi.

http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=haber&id=278674

Okulsuz kalmayacaklar

Karadeniz Bölgesi Okulsuz kalmayacaklar 17 Ocak 2010 Pazar Milli Eğitim Bakanlığı ve Kızılay'ın sosyal sorumluluk projesi kapsamında hayata geçirilen "Okulsuz Çocuk Kalmasın" projesine İsmet Paşa İlköğretim Okulu'ndan önemli katkı geldi. Proje doğrultusunda Düzce İsmet Paşa İlköğretim talebeleri tarafından toplanan 4 bin 767 lira Kızılay Genel Merkezinin hesabına yatırıldı.

Köylü çocuklar için yollara düştüler

Marmara Bölgesi Köylü çocuklar için yollara düştüler 17 Ocak 2010 Pazar BURSA - Üniversite eğitimi için Gaziantep, Maraş, Diyarbakır, Edirne, Kars, Balıkesir gibi yurdun dört bir yanından Bursa'ya gelen öğrencilerin kurduğu Uludağ Üniversitesi Matematik Topluluğu (UMAT) üyesi gençler örnek bir proje başlattı. Bursa'nın geri kalmış dağ yöresinde Kozbudaklar köyüne giden matematikçi gençler, hediyelerle sevindirdikleri öğrencilere ücretsiz matematik dersi veriyor. Anadolu liselerini sadece bir öğrencinin kazandığı Kozbudaklar ve civarındaki 2 köyde 6, 7 ve 8. sınıfa giden yaklaşık 100 öğrenci, matematik gönüllüleri sayesinde geleceğe daha güvenli hazırlanacak. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi matematik bölümünde öğrenim gören 85 öğrenci, 2003'te kurulan UMAT'a hareketlilik getirdi. Türkiye'nin dört bir yanından Bursa'ya gelen genç matematikçiler, Kozbudaklar İlköğretim Okuluna yardım eli uzattı. Öğrenci olmalarına rağmen fedakarlıktan kaçınmayan UMAT üyeleri, köylü çocuklar için seferber oldu. Ekonomik durumu iyi olmayan Kozbudaklar'da önce araştırma yapan UMAT üyeleri, fakir öğrenciler için bir firma ile irtibata geçti. Matematikçiler, firmadan gelen kıyafetlerle öğrencilerin yüzünü güldürdü.
http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=haber&id=278700

Rektörün TİGEM ısrarı

Marmara Bölgesi Rektörün TİGEM ısrarı Yalova Üniversitesi Rektörü Eruslu, Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans programını tanıtmak için basın toplantısı düzenledi. 17 Ocak 2010 Pazar Rektörün TİGEM ısrarı YALOVA - Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu, Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans programını tanıtmak için basın toplantısı düzenledi. Hukuk Fakültesi binasındaki toplantıya Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Rıza Abay da katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Rektör Niyazi Eruslu, Tigem arazisinin tahsisi hakkında, "Türkiye'nin en zengin vakfı tarafından yapılan üniversite en iyi öğretim kadrolarına ve binalara sahip. Ancak bu üniversite yanlış yer seçiminden dolayı kapanma noktasına geldi" dedi. Yalova'nın en güzel ve üniversite için en uygun yerinin ise Tigem arazisi olduğunu dile getiren Eruslu, "Eğer Tigem arazisi Yalova Üniversitesi'ne tahsis edilmezse korkarım başarısız olur. İlgi görmez ve bugüne kadarki enerjimizde boşa gider" şeklinde konuştu. Tigem'in üniversiteye tahsisi için milletvekillerinin TBMM'ye bir kanun teklifi vereceklerini anlatan Eruslu şunları söyledi: "Tigem arazisinin tahsisini protokolle aşmayı teklif etmiştik, ancak bu mümkün olamayacak. Başka bir formülü devreye sokacağız. Yalova Üniversitesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı ve Yalova eski Milletvekili Şükrü Önder'in bu konudaki tecrübelerinden faydalanacağız. Meclise sunulacak olan kanun teklifinin hazırlığını sayın Önder yapacak. Ardından milletvekillerimiz bu teklifimeclise taşıyacak. Eğer bu arazi üniversiteye tahsis edilirse Yalova'nın en yeşil yeri olacak. Bu araziye 18 bin ağaç dikilecek." Termal'de Kızılay'a ait Rehabilitasyon Merkezi binasının üniversiteye tahsisi konusunda geçtiğimiz günlerde imzalanan protokolden de bahseden Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu, "Termal'de atıl durumda bekleyen ve adeta yılan hikayesine dönen Rehabilitasyon Merkezi Yalova Üniversitesi'ne tahsis edildi. Buraya sağlık alanında eğitim verecek bir Meslek Yüksek Okulu açacağız. Yine Çınarcık ilçemizde de bir Meslek Yüksek Okulu açıyoruz. Bu MYO'da yaşlı bakımı ve çocuk gelişimi alanında eğitim verecek. Bu MYO'larının alt programları ile ilgili YÖK'e de başvuru yaptık. Bunların olurları geldiğinde bu programları devreye sokacağız" dedi. Atatürk Stadyumu'nun karşı tarafında yer alan ve üniversiteye tahsisi gerçekleştirilen Esnaf Sarayı'nın ihalesinin yapıldığını dile getiren Eruslu, "Öte yandan Yalovalı hayırsever Selim Göğez tarafından yaptırılmaya başlanan, ancak maddi sıkıntı sebebiyle yarım kalan ilköğretim okulu binası da hayırsever vatandaşımızın rızasıyla üniversitemize tahsis edildi. Burası üniversitemiz tamamlayacak. Haziran ayı sonuna kadar bu binanın da devreye sokulmasını hedefliyoruz" diye konuştu.

Öğrenciler trafik cezası kesecek

İç Anadolu Bölgesi Öğrenciler trafik cezası kesecek 17 Ocak 2010 Pazar KAYSERİ- Kayseri İl Jandarma ve İl Emniyet Müdürlüğü'nün düzenlediği trafik eğitim semineri sonunda 207 Okul Geçit Görevlisi öğrenciye sertifika verildi. Kayseri İl Özel İdare Konferans Salonunda düzenlenen sertifika törenine, İl Emniyet Müdürü Arif Akkale, Vali Yardımcısı Fikret Dayıoğlu, İl Jandarma Alay Komutanı Yusuf Kenan Topçu, İl Milli Eğitim Müdürü Erdoğan Ayata ve öğrenciler katıldı. Törende bir konuşma yapan Vali Yardımcısı Fikret Dayıoğlu, trafik kazalarını tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ancak azaltmak için bir çok yöntemin olduğunu söyledi. İl Jandarma Alay Komutanı Yusuf Kenan Topçu, Jandarma Komutanlığı'nın sorumluluk bölgesinde son 5 yılda, 5 bin 404 trafik kazasının meydana geldiğini söyledi.

Bilgi yarışmasında birinci oldu

İç Anadolu Bölgesi Bilgi yarışmasında birinci oldu 17 Ocak 2010 Pazar ¥ Enver Haykır SEYDİŞEHİR- Kesecik,İlk öğretim okulu 5. Sınıflar arasında yapılan bilgi yarışmasında birinci oldu. Ortakaraören Şerife-Hasan Hüseyin Kocaman İlköğretim Okulunca organize edilen Köy ve kasaba ilköğretim okulları 5. Sınıf öğrencileri arasında yapılan yarışmada 25 sorunun 23 tanesini doğru cevaplandırarak 230 puanla şampiyon oldu. Aynı yarışmada 2.liği 210 puanla Çavuş İlköğretim Okulu alırken 3.lüğü 200 puan alan Şerife Hasan Hüseyin Kocaman ile Bostandere İlköğretim Okulu paylaştılar. Yarışmayı Kesecik Belediye Başkanı Abdullah ÜNVER, Ortakaraören Belediye Başkanı Yusuf KÖK, Türk Eğitim- Sen İlçe Temsilcisi İbrahim ÇETİNEL,Yaylacık Muhtarı, Okul müdürleri, Görevli öğretmenler, , Öğrenci velileri ile öğrenciler heyecanla takip ettiler. Yarışmada 1.Okula dizüstü bilgisayar, 2.okula 500 TL, 3.okullara 400 er TL para ödülünün yanında tüm katılan öğrencilere ev sahibi okul tarafından ödüller verildi. Yarışmanın sonunda katılımcılara yemek ikramı yapıldı.

Kız yüzünden kavga

Kız yüzünden kavga Kavga sonrasında aralarında dört öğrencinin de bulunduğu sekiz kişi gözaltına alındı. 16 Ocak 2010 Cumartesi ANKARA- Atatürk Öğrenci Yurdu önünde ‘’kız meselesi’’ yüzünden çıkan kavgaya karıştığı tespit edilen, aralarında öğrencilerin de bulunduğu sekiz kişi gözaltına alındı. Alınan bilgiye göre, Mamak’taki Atatürk Öğrenci Yurdu’nda kalan bir kız öğrenci, eski erkek arkadaşından ayrıldıktan sonra, yurttaki biriyle çıkmaya başladı. Yurt önünde konuşan çifti, kızın eski erkek arkadaşı görerek yanlarına geldi. İddiaya göre, eski kız arkadaşından verdiği hediyelerini geri isteyen kişiyle, kızın yeni arkadaşı arasında kavga çıktı. Yurtta kalan bazı öğrencilerin ve kızın eski arkadaşının yakınlarının da karıştığı kavgaya polis ekipleri müdahale etti. http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=haber&id=278545

Çocuklar hızlı başladı

Ankara Çocuklar hızlı başladı 17 Ocak 2010 Pazar ANKARA- Elmadağ Belediyesi Çocuk Meclisi ilk toplantısını gerçekleştirdi. İlk toplantıda meclis başkanlığı, kâtiplik ve komisyonların seçimi yapıldı. Elmadağ Belediyesi Çocuk Meclisi saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Başkan Gazi Şahin’in İlköğretim öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmayla açıldı. Konuşmasında 15 ayrı okulun 15 adet temsilcisinin bu mecliste kaliteli bir çalışma yaparak hem ilçenin gelişmesine hem de genç meclis üyelerinin gelişmesine katkı sağlayacaklarına vurguda bulundu. Başkan Şahin,”Elmadağ Belediyesi Çocuk Meclisi’nde alınan kararlar Elmadağ Belediyesi Meclisine yani bize sevk edilecek. Bizde mevzuat çerçevesinde yapılabilir olanların işlevini gerçekleştireceğiz. Çocuk meclisimiz her yıl yenilenecek ve yeni arkadaşlarımızla görevini sürdürecek ve Elmadağ Belediyesi Çocuk Meclisi bütün öğrencilerimizin temsil ettikleri ve edildikleri bir çalışma yeri olacaktır.” dedi.

Gümülcineli öğrenciler Mamak’ta

Gümülcineli öğrenciler Mamak’ta 17 Ocak 2010 Pazar ANKARA- Mamak Belediyesi, Türk nüfusun en yoğun olduğu Batı Trakya’nın Gümülcine şehrinden gelen misafirleri ağırladı. Mamak Kültür Merkezi’nde Kent Tiyatrosu’nun sahnelediği Geçmiş Zaman Olur ki adlı oyunu izleyen öğrenciler, keyifli saatler geçirdi. Ankara Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün davetlisi olarak ülkemize gelen Gümülcineli öğrenci grubu Mamak Kültür Merkezi’ne konuk oldu. Yaklaşık 60 öğrenci, Mamak Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun sahnelediği Geçmiş Zaman Olur ki adlı oyunu izledi. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde genç tiyatrocular davetlilere unutulmaz bir akşam yaşattı. Genç oyuncuların başarılı performansıyla göz doldurduğu 2 perdelik kahkaha dolu oyunu izleme imkanı bulan öğrenciler, keyifli saatler geçirdi. Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, Gümülcineli öğrencileri ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, “Başkent Ankara’nın tarihi ve kültürel güzelliklerini görmek için burada olan öğrencileri misafir ettiğimiz ve onlara güzel bir akşam yaşattığımız için çok mutluyuz. Onlara kapımız daima açık” dedi. http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=haber&id=278765

Öğrenci yurdunda kavga...

Öğrenci yurdunda kavga... 17 Ocak 2010 Pazar Malatya’da karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgaya polis müdahale etti, iki kişi gözaltına alındı.

6 günlük bebeğini amcasının kapısına bıraktı

Ana Sayfa 6 günlük bebeğini amcasının kapısına bıraktı 17 Ocak 2010 Pazar MANİSA- Manisa'nın Salihli ilçesinde 2 yıl önce evden ayrılan ve kendisinden haber alınamayan bir genç kız, 6 günlük bebeğini amcasının evine bırakıp kayıplara karıştı. Edinilen bilgiye göre, Manisa'nın Salihli ilçesinde 2 yıl önce "Dershaneye Gidiyorum" diyerek evden ayrılan ve bir daha haber alınamayan Emine Kantar (22), geçen Kasım ayında annesi Fadime Kantar'ı arayarak çok hasta olduğunu söyledi. Annesi ise kızını yanına gelmesi yönünde ikna etmeye çalışken Emine Kantar telefonu kapattı. Dün akşam yine Fadime Kantar'ı arayan bir şahıs, Emine Kantar'ın eve gelmek istediğini ve kadının balkona çıkmasını söyledi. Yarım saat balkonda bekleyen Fadime Kantar'ın evine gelen polis ekipleri, kızı Emine Kantar'ın çocuğunu amcası Merdin Kantar'ın evine bırakıp kaçtığını söyledi.

http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=haber&id=278777

Yaşı küçük, yükü büyük

Ana Sayfa Yaşı küçük, yükü büyük 17 Ocak 2010 Pazar Adana'da ilköğretim 4. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Ömer Özdoğan, okuldan arta kalan zamanında çadırda yaşayan ailesine yakacak olarak yalın ayak kağıt topluyor. Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinden 3 yıl önce Adana'ya gelerek çadırda yaşamaya başlayan 12 kişilik Özdoğan ailesi hem yoklukla hem de soğukla mücadele ediyor.

Çocukları tutuklamak son çare

Çocukları tutuklamak son çare 17 Ocak 2010 Pazar ANKARA - Ankara Çocuk Suçlularını Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Cengiz Köksal, yasaların çocuklarını ekonomik olarak istismar eden ailelere hapis cezası verilmesini bile öngördüğünü belirterek, 'Bunun için sağlam bir takibe ve delillere ihtiyaç var. Ancak bizim polisimiz yeterli değil' dedi. Köksal, soruları yanıtlarken, çocukların toplumun geleceğini oluşturduğunu, ancak konunun öneminin yeterince anlaşılmadığını belirterek, gerek suça sürüklenen gerekse mağdur edilen çocuklar için önlem alması gereken kurumların titizlikle çalışmasının önemli olduğunu söyledi. Çocukların yararına yasal düzenlemeler olduğunu, ancak uygulamada birtakım sıkıntılarla karşılaşıldığını anlatan Köksal, çocukları ekonomik olarak istismar edenlerin 3 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılabileceğini, suçun aile bireylerine yönelik olması durumunda cezanın 2 katı arttırılabileceğini dile getirdi. Ancak, bunun için etkin fiziki takibe ve sağlam delillere ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Köksal, 'Ne yazık ki polisimiz bu konuda yeterli değil' dedi. 'Anne babayı hapse atmanın ya da çocukları ailelerinden ayırmanın en son çare olması' yönündeki inancını dile getiren Köksal, bu noktaya gelinmemesi için koruyucu tedbirler alınması gerektiğini söyledi. Köksal, sivil toplum örgütleri, il özel idaresi, kolluk kuvvetleri, yargı ve basının ortaklaşa yapacağı çalışmalarla başkentte sokakta çalıştırılan çocuk oranının önemli ölçüde azalacağını kaydetti. Ankara'da suça sürüklenen çocuklarla ilgili verileri topladıklarını anlatan Köksal, 2008'de 2 bin 716 çocuk hakkında 2 bin 87 evrak düzenlendiğini söyledi. Bu çocuklardan 60 tanesinin 5 ya da daha fazla suça karıştığına ve haklarında 506 evrak bulunduğuna dikkati çeken Köksal, 'Yani 5 ya da daha fazla suç işleyen çocukların oranı yüzde 2,5 ama gelen evrakın yüzde 25'i bu çocuklarla ilgili' diye konuştu. Daha önceki yıllar için de benzer verilerin bulunduğunu anlatan Köksal, şunları söyledi: 'Adli mekanizmada çocuk suçluluğu için tutuklama son çare. Ancak bu çocukları tutuklamak zorunda kalıyoruz. Bu çocukların süreç içerisinde işledikleri suçların tipleri de sürekli daha ağır ve nitelikli hale geliyor. Önce hırsızlık suçundan gelen bir çocuk, sonra yağma, daha sonra adam öldürme suçlarından önümüze çıkıyor. Suça sürüklenen çocukların, ağırlıklı olarak çocuk mağdurlara karşı yağma suçu işlediklerini göz önüne alırsak, mağdur çocukların yaşadığı psikolojik sorunlar, artık tek başlarına dışarıya çıkamaz olmaları, ailelerin sürekli aynı sorunla karşılaşacakları endişesi taşımaları, toplumda büyük bir kargaşaya sebebiyet veriyor. Tüm bu nedenlerle suça sürüklenen çocuklar için Adli Kontrol ve Tutuklama arasında güvenlikli rehabilitasyon merkezleri oluşturulmalı.' Cengiz Köksal, savcılıklarda sosyal inceleme uzmanı bulunmasının, çocuk bürolarında genç polislerin istihdam edilmesinin önemli olduğunu da dile getirdi. http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=haber&id=278793