06/05/2010 - 21:00:02
İpten gitarla konser Diyarbakır Yukarı Kılıçtaşı İlköğretim Okulunda 4. sınıfta okuyan 11 yaşındaki 3 öğrenciye öğretmenleri bir şey icat etmelerini istediği bir ödev verdi. Kader, Ramazan ve Özlem Kaleci, maddi imkansızlık nedeniyle sokaktan buldukları tahta ve annelerinin dikiş ipinden gitar yaptı. Öğrenciler şarkı söyleyen İrem Aleyna Kaleci’yi de aralarına alarak arkadaşlarına konser verdi.
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=34630
Artık cocukpenceresi.com dayız. Çocuğa dair tüm bilgilerin bir site üzerinde gruplandırılması daha kolay olduğundan site olarak devam etmeye karar verdik. Sizlerle sitemizde buluşmaktan mutluluk duyarız.
Translate
7 Mayıs 2010 Cuma
İpten gitarla konser
06/05/2010 - 21:00:02
İpten gitarla konser Diyarbakır Yukarı Kılıçtaşı İlköğretim Okulunda 4. sınıfta okuyan 11 yaşındaki 3 öğrenciye öğretmenleri bir şey icat etmelerini istediği bir ödev verdi. Kader, Ramazan ve Özlem Kaleci, maddi imkansızlık nedeniyle sokaktan buldukları tahta ve annelerinin dikiş ipinden gitar yaptı. Öğrenciler şarkı söyleyen İrem Aleyna Kaleci’yi de aralarına alarak arkadaşlarına konser verdi.
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=34630
Öğretmenin karnesi kötü
06/05/2010 - 21:21:09
Öğretmenin karnesi kötü OECD’nin 23 ülkenin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre Türkiye’de öğretmenlerin sadece yüzde 7’si yüksek lisans mezunu. Okul müdürlerinin eğitim düzeyi ise daha düşük
Türkiye dahil 23 ülkenin katılımıyla Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen TALIS’in Türkiye Ulusal Raporu yayımlandı. Araştırma süresince Türkiye’den 200 okul müdürüne ve her okuldan 20 öğretmene anketler uygulandı. Rapor sonucunda, Türkiye’de öğretmenlerin dörtte üçünün 40 yaşın altında olduğu, yüzde 17’sinin sözleşmeli ve geçici görevle çalıştığı, öğretmenlerin yüzde 83’ünün, yöneticilerin de yüzde 74.1’inin devlet sektöründe görev yaptığı tespiti yapıldı. Türkiye’de her 24 öğrenciye bir öğretmen, her 25 öğretmene bir pedagojik destek personeli ve her 10 öğretmene bir yönetici düştüğü ifade edildi. Okul müdürlerinin yüzde 66.1’inin, öğretmenlerin ise yüzde 84.2’sinin lisans mezunu olduğu ifade edilerek, “Okul yöneticilerinin daha nitelikli olması ve nitelikli hizmet sunması için ölçütler belirlenerek yetiştirilmesi ve atanması gerekmektedir” denildi.
Mesleki etkinliğine katılmıyorlar
TALIS’e katılan öğretmenlerin üçte birinden daha azının yüksek lisans derecesine sahip olduğu vurgulanarak, yüksek düzeyde eğitimli öğretmen oranının Avusturya’da yüzde 59, Belçika’da yüzde 84, Polonya’da yüzde 94, Slovakya’da yüzde 96 olduğu kaydedilerek, Türkiye’deki öğretmenlerin ise yaklaşık yüzde 7’sinin yüksek lisans mezunu olduğu belirtildi. Öğretmenlerin yüzde 55’i “uygun bir mesleki gelişim etkinliğinin bulunmaması, ders saatlerinin çakışması ve ailevi sorumluluklar nedeniyle” daha fazla mesleki gelişim etkinliğine katılmak istemediklerini dile getirdi. Öğretmenlerin sadece yüzde 15’i ”öğretim becerilerini geliştirmeye çok ihtiyaç duyduklarını“ belirtti.
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=34642
11 yaşındaki kıza cinsel taciz
07.05.2010 Cuma 13:43
11 yaşındaki kıza cinsel taciz
Mikail PELİT / DHA
--------------------------------------------------------------------------------
MALATYA'da 11 yaşındaki kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen 18 yaşındaki M.A., jandarma tarafından aranıyor.
Merkeze bağlı Şahnahan Beldesi'nde oturan ilköğretim okulu öğrencisi 11 yaşındaki G.Ş.'ye elle cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen M.A., daha sonra olay yerinden kaçtı. G.Ş.'nin durumu bildirmesi üzerine küçük kızın ailesi jandarmaya gidip M.A.'dan şikayetçi oldu. Jandarma ekipleri, M.A.'nın yakalanması için araştırma başlattı.
http://haber.gazetevatan.com/11-yasindaki-kiza-cinsel-taciz/304344/1/Gundem
Cep telefonundan matematik öğrenmek
Cep telefonundan matematik öğrenmek
Giriş Saati : 06.05.2010 09:51
Güncelleme : 07.05.2010 10:10
Okullarda bilgisayarlar bozulur diye laboratuvarların kilitlendiği dönemler artık gerilerde kaldı. Türkiye'de henüz her kesime ulaşmasa da bilgisayar ve internet pek çok okula girdi.
Kara tahtaların yerini elektronik tahtalar birbir alıyor. Artık öğrenciler ev ödevleri için interneti kullanıyor. Anne ve babalar olarak yanıtlayamadığınız sorular karşısında çocuklara 'Google'a sor' der hale geldik. Elektronik öğrenme, mobil öğrenme gibi kavramlar hayatımızın bir parçası haline geldi.
IDC'nin son raporuna göre dünyada e-öğrenme pazarı 17.2 milyar doları aşıyor. Türkiye'de de e-öğrenme pazarı her geçen gün büyüyor. İstanbul, önümüzdeki günlerde eğitimde yeni teknolojilerin konuşulacağı "e-öğrenme" konferansına ev sahipliği yapacak.
ETKİNLİKLE İLGİLİ DETAYLI BİLGİYE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ
İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümü, Türkiye Bilişim Vakfı, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Türkiye Bilişim Derneği "Üçüncü Uluslararası Gelecek İçin Öğrenme Alanında Yenilikler: e-öğrenme" konferansını gerçekleştiriyor. Konferans, 10-14 Mayıs 2010 tarihlerinde İstanbul Kültür Üniversitesi'nde
düzenlenecek.
Türkiye Bilişim Vakfı'nın (TBV) Ankara Temsilcisi Dr. Aydın Kolat, "Türkiye'de e-öğrenme uygulamalarının üniversitelerde 2000'li yıllardan bu yana yapıldığına işaret ederek, "Kimi üniversiteler özellikle de bilgisayar mühendisliği bölümlerinde hayata geçti. Ayrıca büyük şirketler de e-öğrenmeden uzun yıllardır faydalanıyor.E-Öğrenme için bilgisayar ve internet bağlantısı olması yeterli" diye konuşuyor.
Gelecekte özellikle mobil teknolojilerin öğrenme için çok faydası olacağına dikkat çeken Dr. Aydın Kolat, "e-Öğrenme, öğrenmeyi heyecanlı, çekici ve ilgi uyandıran hale getirdir. Öğrenme, doğası gereği, sosyal bir etkinlik.E- öğrenme, çok güçlü ve kalıcı öğrenme deneyimlerinin yalnızca içerik ile değil, çevrimiçi topluluklar ve ağlar ile başarılabileceğini gösterdi. E-öğrenme, öğrenmeyi iş süreçlerine entegre etmeyi de sağlar. Günümüzün rekabetçi dünyasında, kurumlar elemanlarına, sınıf eğitiminin yanında e-öğrenmeyi de kullanarak daha kalıcı ve daha ucuz bir eğitim sağlamakta. Bu çağdaş yöntem sayesinde öğrenme okul sınıflarından, klavyelere hatta mobil cihazlar yolu ile, cep telefonlarımıza kadar geldi. Cep telefonundan matematik öğrenimi alacağımız günler de gelecek" değerlendirmesini yapıyor.
Zaman ve mekandan bağımsız olarak bilgiye erişebilmenin büyük olanaklar sağladığını vurgulayan Dr. Aydın Kolat, "İlköğretim ve liselerde de e-öğrenmenin yaygınlaşması bekleniyor. Artık insanlar için yaşam boyu öğrenme var. Öğrenciler kendi kendilerine çalışıp öğreniyorlar. Deneyler yapıyorlar. Simülasyonlar kullanılıyor. Ancak dünyadaki eğilimlere göre sadece web üzerinden eğitim doğru bulunmuyor. Yüzyüze eğitimle desteklenmesi öneriliyor" açıklamasını yapıyor.
http://www.sabah.com.tr/Egitim/2010/05/06/cep_telefonundan_matematik_ogrenmek
TSK, askeri okullara başvuruları bekliyor
TSK, askeri okullara başvuruları bekliyor
Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Harp Okulları ile Astsubay Meslek Yüksek Okulları için tanıtım filmleri hazırladı.
AA
Ankara - Basına dağıtılan filmlerde, askeri okullara ilişkin birer dakika süreyle bilgi verilirken, okullara girmek isteyecek öğrencilerin başvurularının beklendiği belirtildi.
Kara Harp Okuluna 28 Mayıs 2010, Hava Harp Okuluna 30 Mayıs 2010, Deniz Harp Okuluna ise 7 Haziran 2010 tarihine kadar başvuru yapılabilecek.
Başvurulara ilişkin detaylı bilgiye, Harp Okulları için okulların internet sitelerinden, Astsubay Meslek Yüksek Okulları için ise ilgili kuvvetin internet sitesinden ulaşılabiliyor.
7 Mayıs 2010
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=138012
Gözle ilgili mitler ve gerçekler
Gözle ilgili mitler ve gerçekler
Mit: Televizyona çok yakın oturmak gözler için zararlıdır.
Gerçek: Ebeveynler bunu televizyonlar oturma odalarımıza ilk girmeye başladığından beri dilinden düşürmeseler de gerçekliğiyle ilgili hiçbir kanıt yok. Amerikan Gözbilim Akedemsi (AAO), çocukların genellikle yakına odaklanabildiklerini ve bunun göz yorgunluğuna sebep olmayacağını, böylece televizyonun hemen önüne yerleşmek gibi bir alışkanlık edindiklerini ya da okunacak herhangi bir şeyi yüzlerine çok yakın mesafede tuttuklarını belirtiyor. Buna rağmen, televizyona çok yakın oturmak miyopluğun bir belirtisi de olabileceği için doktorunuza başvurmayı ihmal etmeyin.
Gözle ilgili mitler ve gerçekler
Mit: Şaşı bakarsan şaşı kalırsın.
Gerçek: Elbette eski söylemin aksine gözlerin şaşı yapılması öyle kalmalarına sebep olmayacaktır
Gözle ilgili mitler ve gerçekler
Mit: Eğer ailelerin görme yetisi zayıfsa, bu özelliklerini çocuklarına da miras bırakırlar.
Gerçek: Maalesef bu bazen gerçek olabiliyor. Eğer daha iyi görmek için gözlük kullanıyor ya da başka göz rahatsızlıkları(katarakt) yaşıyor iseniz, çocuğunuz da ileride aynı dertlerden muzdarip olabilir. Doktorunuzla ailenizin vizüel (görsel) tarihini paylaşın ve tartışın.
Gözle ilgili mitler ve gerçekler
Mit: Havuç yemek görme yeteneğini geliştirir.
Gerçek: Havuçların A vitamini açısından zengin olduğu ve bunun da görüş için önemli olduğu bir gerçek olsa da diğer pek çok başka yiyecek de aynı misyonu taşır. Kuşkonmaz, kayısı, nektarın ve süt gibi… Çocuğunuz için sağlayacağınız dengeli beslenme, gözleri için gerekli olan A vitaminin almasına yeterli olacaktır diyor AAO.
Gözle ilgili mitler ve gerçekler
Mit: Bilgisayar gözlere zarar verir.
Gerçek: AAO’ya göre, bilgisayar kullanımı gözlere zarar vermiyor. Buna rağmen bir bilgisayarı uzun süreli kullanırken gözler normalden daha az kırpılır, okumak ya da diğer yakın mesafe aktivitelerinde olduğu gibi. Bu da gözleri n kurumasına ve yorgunluk hissine sebep olur. Yani yapmanız gereken şey, çocuğunuza bilgisayarı yasaklamak değil kısa molalar vermeye ve başından kalkmaya ikna etmek olmalıdır.
Gözle ilgili mitler ve gerçekler
Mit: Ebeveynlerin gözleri mavi ise, çocuğunki kahverengi olamaz.
Gerçek: Mavi gözlü bir çiftin ender de olsa kahverengi gözlü çocuğu olabilir. Aynı şekilde yine çok yaygın olmadığı halde kahverengi gözlü ebeveynlerin de mavi gözlü bir bebeği olabilir.
Gözle ilgili mitler ve gerçekler
Mit: Sadece erkek çocuklar renk körü olur.
Gerçek: Araştırmalara göre, erkek çocuklarının yüzde 8’i farklı derecelerde renk körlüğüne sahip oluyor, diğer taraftan kız çocuklarının ise sadece yüzde 1’i.
http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/gozle-ilgili-mitler-ve-gercekler/hastaliklar/altgalerihaber/07.05.2010/1234863/default.htm?PAGE=1
Üniversitelilerin robotları
Üniversitelilerin robotları
Katıldıkları çok sayıda yarışmada derece alan Atılım Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Robot Topluluğu öğrencileri tarafından geliştirilen robotlar yaptıkları ile görenleri şaşırtıyor.
11:25 07 Mayıs 2010
Tırtıl, tavşan, süpürge, çizgi izleyenler gibi robotlar geliştiren öğrenciler, insansı ve uçan türler üzerindeki çalışmalarını ise sürdürüyor.
Mekatronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aldülkadir Erden, yaptığı açıklamada, yeni bir üniversite olmalarına rağmen, bilim dünyasına önemli yenilikler sunduklarını söyledi.
Gelişen dünyanın tamamen robot teknolojisine yöneldiğini anlatan Erden, "Bu gelişime ayak uydurmak zorundayız. Bu bilinçle hareket eden üniversitemiz, var olan teknolojiyi kullanmak yerine yeni teknoloji üretmeye çalışıyor" dedi.
Robot Topluluğu öğrencileri tarafından yapılan çalışmalarda tırtıl, tavşan, süpürge, çizgi izleyenler gibi modellerin geliştirildiğini belirten
Erden, topluluklarının bugüne kadar düzenlenen çok sayıdaki yarışmada ise 12 ödül aldığını kaydetti.
Kendi imkanları ile yürüttükleri çalışmaların yanı sıra yurt dışındaki üniversiteler ve TÜBİTAK destekli projelerinin de bulunduğunu ifade eden Erden, bölüm olarak öğrencileri ile insansı ve uçan robot türündeki çalışmalarının ise sürdüğünü bildirdi.
Robot alanında 10 yıllık projeleri bulunduğunu belirten Erden, "Bu projeleri hayata geçirerek, Türk üniversitelerinde neler yapılabileceğini
göstermek istiyoruz" dedi.
Erden ayrıca robot hayvanat bahçesi, koloni robotlar, robot kasabası, bitkimsi türlerdeki projelerini de yakın zamanda hayata geçireceklerini bildirdi.
Araştırma Görevlisi Doğanç Küçük de toplulukta 70 öğrenci bulunduğunu belirterek, "Öğrencilerimiz yeni bir şey yapmanın heyecanı ile sürekli çalışıyor. Türkiye’nin adını duyuracak robotlar için çalışıyoruz" dedi.
-"HAVUÇ ARAYAN TAVŞAN ROBOT"-
Topluluk öğrencileri tarafından geliştirilen robotlar içerisinde en dikkat çekeni ise tavşan robot.
Bir tavşanın özellikleri dikkate alınarak geliştirilen robot, havuç gördüğünde ise kulaklarını ve kuyruğunu sallayarak da tepki veriyor, ayağa kalkıyor.
7.Uluslararası ODTÜ Robot Günlerinde birincilik alan Ginger tasarımlı robotta öğrencilerin çalışmaları arasında yer alıyor.
Öğrencilerin üniversite laboratuvarlarındaki uçan türler alanındaki çalışmaları da sürüyor. Bu türlerin insansız uçak modellerine örnek teşkil ettiği belirtiliyor.
http://egitim.milliyet.com.tr/universitelilerin-robotlari/universite/haberdetay/07.05.2010/1234878/default.htm
İŞTE FEDAKÂR ÖĞRETMEN!
İŞTE FEDAKÂR ÖĞRETMEN!
Muş Alparslan Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’na atanan 24 yaşındaki İzmirli öğretmen Evrim Tekinöz, okulun kullanılmayan kazan dairesini sınıfa çevirdi
01:48 07 Mayıs 2010
MEHMET AYDIN Muş DHA
İzmirli öğretmen Evrim Tekinöz (24), ataması yapılan Muş Alparslan Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda (YİBO) teknoloji ve tasarım bölümüne ait bir sınıf olmayınca kolları sıvadı ve kazan dairesini sınıfa çevirdi.
Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Fakültesi’ni 2009’da dereceyle bitiren Tekinöz, kendi isteğiyle atandığı YİBO’da okulun kullanılmayan 100 metrekarelik kazan dairesini bir işçi gibi çalışarak sınıfa çevirdi. Muş’a kendi isteğiyle geldiğini belirten Tekinöz, “Okulda ‘teknoloji ve tasarım’ sınıfı olmadığını görünce üzülmek yerine çare aradım. Kullanılmayan kazan dairesini görünce müdür beyin izniyle burayı kendi ellerimle sınıfa çevirdim. Böylece YİBO’da ilk kez ‘teknoloji ve tasarım’ sınıfı açıldı. Şimdilik 50 öğrencim var” dedi.
Annesinin takı tasarımcısı ve babasının makine mühendisi olduğunu anlatan Tekinöz, üniversitede oksijen kaynağı, metal ve ağaç işleri, elektronik ve elektrik dersleri gördüğü için sınıfı hazırlarken zorlanmadığını kaydetti. İki kız kardeşi bulunduğunu belirten Tekinöz, çalışmalarında aynı okulda sınıf öğretmeni olan Elif İrem Ak’ın (25) da büyük yardımı olduğunu söyledi. Tekinöz, öğrencilerin gözdesi olurken, Okul Müdürü Mehmet Güneş de “Kazan dairesini sınıf yaptı. Kendisini tebrik ediyorum” dedi.
http://www.milliyet.com.tr/iste-fedakar-ogretmen-/yasam/haberdetay/07.05.2010/1234774/default.htm
Okul servisi şarampole yuvarlandı
AKŞAM YASAM 07 MAYIS 2010, CUMA
Okul servisi şarampole yuvarlandı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde ilköğretim okulu öğrencilerini taşıyan servis minibüsü şarampole devrildi. İlk tespitlere göre 14'ü öğrenci 19 kişi yaralandı.
http://www.aksam.com.tr/2010/05/07/haber/yasam/4972/okul_servisi_sarampole_yuvarlandi.html
1 günlük bebeği çöpe attılar
AKŞAM YASAM 07 MAYIS 2010, CUMA
1 günlük bebeği çöpe attılar
Çöp konteynerinde bir günlük kız bebek bulundu...
Namık Kemal Mahallesi Silistre Sokak'ta vatandaşların çöp konteynerinden gelen bebek sesi duyması üzerine olayı polis ekiplerine bildirdi.
Olay yerine gelen polis, çöp konteynerindeki bebek için sağlık ekiplerinden yardım istedi. Ambulansla Ceyhan Çocuk Hastanesi'ne kaldırılan bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
http://www.aksam.com.tr/2010/05/07/haber/yasam/4973/1_gunluk_bebegi_cope_attilar.html
Polise bebeğini fırlattı!
AKŞAM YASAM 07 MAYIS 2010, CUMA
Polise bebeğini fırlattı!
Adana polisi, Cono aşiretine 1000 polisle baskın yaptı.
Adana polisi, Ulubatlı Hasan Mahallesi’ni uyuşturucu ticarethanesine çeviren Cono Aşireti’ne yönelik ikinci büyük operasyonunu dün sabaha karşı düzenledi. “Şafak 02” adı verilen hava destekli operasyona Özel Harekât Timleri ile narkotik köpeklerinin de yer aldığı yaklaşık bin polis katıldı.
14 adrese düzenlenen baskında çok sayıda kişi evlerinden alındı. Bu kişilerin evlerinde de uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyon sırasında kocasının gözaltına alınmasına tepki gösteren genç bir kadın, kucağında bulunan 1 yaşındaki bebeğini fırlattı. Polis, bebeği son anda havada tutmayı başardı. Suna isimli bebek, polisler tarafından ailenin diğer fertlerine teslim edildi. Öfkeli kadın ise “Kocamı geri getirin” diye ağladı.
‘BİZ HIRSIZIZ’
Operasyondaki bir diğer ilginç ayrıntı ise bir kadının sözleri oldu. Baskını gerçekleştiren polis ekiplerine tepki gösteren kadın, “Bizim uyuşturucuyla işimiz olmaz. Bizim mesleğimiz hırsızlık. Ankara ve İstanbul’da vurgun yaptıktan sonra, Adana’ya gelir ve parayı krallar gibi yeriz” dedi.
http://www.aksam.com.tr/2010/05/07/haber/yasam/4976/polise_bebegini_firlatti_.html
Düz liseler Anadolu Lisesi oluyor
AKŞAM EGITIM 07 MAYIS 2010, CUMA
Düz liseler Anadolu Lisesi oluyor
MEB'in 81 ile gönderdiği genelgeye göre, düz liseler Anadolu Lisesi’ne dönüştürülecek.
Habertürk'ün haberine göre; Bakan Çubukçu, “kalite ve verimliliğin artırılması amacıyla” böyle bir uygulamaya gidileceğini belirtti. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun talimatıyla 81 il valiliğine gönderilen genelgeyle, tüm düz liseler Anadolu Lisesi’ne dönüştürülüyor.
KALİTE VE VERİMLİLİK İÇİN
Bakan Çubukçu, “Kalite ve verimliliğin artırılması amacıyla” genel liselerin de gerekli alt yapı ve öğretmen ihtiyacıyla ilgili tedbirlerin alınması suretiyle, kademeli bir şekilde Anadolu Lisesi statüsüne kavuşturulması yönünde çalışma başlattı. 81 il valiliğine gönderilen “Genel liselerin Anadolu Lisesi’ne dönüştürülmesi” konulu genelgede Çubukçu, şunlara dikkat çekti:
“Ortaöğretimde yüzde 47.2, mesleki ve teknik ortaöğretimde yüzde 52.8 olmak üzere ortaöğretim kademesinde yüzde 100 okullaşma oranına erişimin hedeflendiği dikkate alındığında; okullaşmanın ortaöğretimde yüzde 1.84, mesleki ve teknik ortaöğretimde yüzde 21.54, ortaöğretim toplamında ise yüzde 23.38 oranında 2012 yılına kadar arttırılması gerekmektedir.”
NÜFUSA GÖRE OKUL SAYISI
Çubukçu’nun tespitleri ve öngörüleri şöyle devam ediyor: “Anadolu Lisesi’ne dönüştürülen okullar dışında kalan genel liselerin binalarıyla her türlü müştemilatı valiliklerce uygun görülen mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının hizmetine sunulacak.
Merkez nüfusu 10 bin ile 20 bin arasında olan yerleşim biriminde 1 Anadolu Lisesi, 20 bin ile 40 bin arasında olan yerleşim birimlerinde 2 Anadolu Lisesi, 40 bin üzerinde olan yerleşim birimlerinde öğrenci potansiyeli ve gelişmişlik düzeyi dikkate alınarak uygun sayıda Anadolu Lisesi olacak şekilde planlanacak, diğer genel lise binaları ile mesleki eğitim desteklenecektir.” Çubukçu imzalı genelgeye valilikler 17 mayıs tarihine kadar illerindeki duruma ilişkin bilgilendirmede bulunacak.
http://www.aksam.com.tr/2010/05/07/haber/egitim/678/duz_liseler_anadolu_lisesi_oluyor.html
Siirt'te 76 çocuk anne olmuş!
AKŞAM YASAM 07 MAYIS 2010, CUMA
Siirt'te 76 çocuk anne olmuş!
Siirt'teki incelemeler bir başka gerçeği ortaya çıkardı. Annelerden biri 10 yaşında...
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül'ün, çocuklara yönelik iki ayrı taciz ve tecavüz olayının ortaya çıktığı Siirt'te yaptığı incelemeler sonrası hazırladığı rapor bir başka gerçeği ortaya çıkardı.
Raporda, 2008’den 2010’un nisan ayı sonuna kadar 18 yaşından küçük 76 çocuğun doğum yaptığını, bunlardan biri 10 yaşında olmak üzere 15’inin 12-15 yaş aralığında olduğu belirtildi.
Radikal Gazetesi'nden Rifat Başaran'ın haberine göre; TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit, Siirt’e giderek Gazi İlköğretim Okulu’nda öğrenim gören dört kız çocuğuna yönelik tecavüz olayı ve Pervari’de yatılı bölge ilköğrenim öğrencilerinin birisi 2, diğeri 3 yaşında iki çocuğa tecavüz olayı ile ilgili incelemeler yaptı. İncelemelerini raporlaştıran Üskül, bölgede yaşanan bir başka acı gerçeği kamuoyunun dikkatine sundu.
Raporda, olaydan sonra adli ve idari anlamda yapılabilecek her şeyin yapıldığı belirtilerek, asıl sorunun olayın yaşandığı dönemde kendisini gösterdiği belirtildi.
Emniyet Müdürlüğü yetkililerinden Siirt’te 18 yaş altı doğum bilgilerinin alındığı belirtilen raporda, “2008 yılı içerisinde Siirt’te 18 yaşından küçük 31 kişi doğum yapmıştır. Bunların 5’i 12-15 yaş arasındadır. 2009’da bu rakam 28 olup birisi 10 yaşında olmak üzere 6’sı 10-15 yaş aralığındadır. 2010’da dört aylık bölümünde ise dördü 12-15 yaş arasında olmak üzere 18 yaşından küçük 17 kişi doğum yapmıştır. Hamilelik sürecinin de göz önüne alınması durumunda kızların çocukluk dönemlerinde evlendirildikleri ve bunun kabul gördüğü bir realitedir. Bu sosyal olgu karşısında tüm yönetim kademelerinin bunu önleyecek bir sistem geliştirmeleri, tedbirler almaları gerekmektedir” dedi.
Raporda ayrıca, kız çocuklarının yaşam biçimlerinin okul idaresi tarafından ortaya çıkartılmamasının vahim olduğundan söz edilerek, “Öğrenciler tarafından dillendirilen bir konuda müdür ve müdür yardımcılarının ve diğer öğretmenlerin haberinin olmaması, ya öğrenciler ile aralarındaki kopuluğu göstermektedir, ya da bazı şeylerin bilinmesine rağmen göz ardı edildiği gibi bir izlenim doğurmaktadır” dendi.
http://www.aksam.com.tr/2010/05/07/haber/yasam/4978/siirt_te_76_cocuk_anne_olmus_.html
16 yaşındaki kızı pişirip yediler!
AKŞAM DUNYA 07 MAYIS 2010, CUMA
16 yaşındaki kızı pişirip yediler!
İki adam 16 yaşındaki bir kızı öldürüp yemekten mahkum edildi.
St. Petersburg'daki mahkeme, 21 yaşındaki adı açıklanmayan Gotik rock müzisyenini 19 yıl ve 20 yaşındaki adı açıklanmayan suç ortağını 18 yıl ağır hapis cezasına çarptırdı.
Müzisyen olan adamın genç kızı kandırarak dairesine götürdüğü belirtildi. Adam daha sonra arkadaşıyla birlikte küvette boğarak öldürdükleri genç kızın vücudunu parçalayıp fırında pişirerek yedi. Mahkemede masum olduklarını iddia eden iki adam ilk ifadelerinde genç kızı 'aç' oldukları için öldürdüklerini söylemişti...
http://www.aksam.com.tr/2010/05/07/haber/dunya/5054/16_yasindaki_kizi_pisirip_yediler_.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)