Zeki çocuk için 5 tavsiye
İşte uzmanlardan zeki çocukların gelişimini etkileyecek öneriler...
18 Ocak 2010 - 05:00Yazı Boyutu:
1 - Hafıza oyunu oynatın: İki iskambil destesini kapalı olarak masaya koyun. Her seferde bir tane kart çevirerek eşleşen kartları birlikte bulun.
2 - Harfleri eğlenceli öğretin: Çocuğun sırtına parmağınızla harf yazın ve sonra “Söyle bakayım bana bu hangi harf?” diye sorun.
3- Hesap yaptırın: Çocuğun rakamlarla iyi ilişki kurması için aklından problem çözmesini isteyin.
4 - Doğru bilgisayar oyununu seçin: Strateji oyunları çocuk zekasını geliştirir. Gelecekteki hamleleri planlayacağı oyunlar hafızayı güçlendirir.
5 - Televizyonda sınırı geçmeyin: Fazla televizyon izlemek zararlı. Çocuğun doğa ve bilimle ilgili belgeselleri izlemesi ufkunu genişletir.
Artık cocukpenceresi.com dayız. Çocuğa dair tüm bilgilerin bir site üzerinde gruplandırılması daha kolay olduğundan site olarak devam etmeye karar verdik. Sizlerle sitemizde buluşmaktan mutluluk duyarız.
Translate
18 Ocak 2010 Pazartesi
Zeki çocuk için 5 tavsiye
Zeki çocuk için 5 tavsiye
İşte uzmanlardan zeki çocukların gelişimini etkileyecek öneriler...
18 Ocak 2010 - 05:00Yazı Boyutu:
1 - Hafıza oyunu oynatın: İki iskambil destesini kapalı olarak masaya koyun. Her seferde bir tane kart çevirerek eşleşen kartları birlikte bulun.
2 - Harfleri eğlenceli öğretin: Çocuğun sırtına parmağınızla harf yazın ve sonra “Söyle bakayım bana bu hangi harf?” diye sorun.
3- Hesap yaptırın: Çocuğun rakamlarla iyi ilişki kurması için aklından problem çözmesini isteyin.
4 - Doğru bilgisayar oyununu seçin: Strateji oyunları çocuk zekasını geliştirir. Gelecekteki hamleleri planlayacağı oyunlar hafızayı güçlendirir.
5 - Televizyonda sınırı geçmeyin: Fazla televizyon izlemek zararlı. Çocuğun doğa ve bilimle ilgili belgeselleri izlemesi ufkunu genişletir.
Okullar hijyenik değil
Kemik kıran öğretmen
Kemik kıran öğretmen Batman'da ilköğretim okulu 2'nci sınıf öğrencisi Yunus Emre Türe'nin kadın öğretmeninden yediği dayak yüzünden bacağının kırıldığı ileri sürüldü
YARAMAZLIK GEREKÇESİ
Batman’da Bağlar İlköğretim Okulu 2’nci sınıf öğrencisi Yunus Emre Türe (8), geçen cuma okuldan sol bacağında şiddetli bir ağrıyla eve döndü. Ailesi tarafından hastaneye götürülen Yunus Emre’nin muayenesinde bacağının kırıldığı belirlendi. Yunus Emre sınıfta yaramazlık yaptığı iddiasıyla 2’nci öğretmeni Ayşe Ü.’nün topuklu ayakkabısıyla sol bacağına tekme attığını iddia etti.
EVİ ARAYIP ÖZÜR DİLEMİŞ
Bacağı alçıya alınan Yunus Emre Türe olay anını şöyle anlattı: “2 arkadaşım kavga ediyordu. Onları ayırmak için araya girdim. Öğretmen sınıfa girdiğinde benim yaramazlık yaptığımı sandı. Topuklu ayakkabısıyla bana tekme attı. O an farketmemişim. Eve gelince bacağım çok ağrıdı.” Anne Revşen Türe olayın ardından Ayşe Öğretmen’in kendilerini telefonla arayarak özür dilediğini söyledi.
‘KADIN DA BUNU YAPARSA’
Kahvecilik yapan 8 çocuk babası Ahmet Türe, Ayşe Ü. hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirterek, “Aynı okulda 2 çocuğun daha öğretmenler tarafından dövüldüğünü öğrendik. Okul müdürü öğretmenleri dayak konusunda uyarsa bu olay yaşanmayabilirdi. Bu nasıl eğitimci? Bir kadının bunu yapması beni şoke etti” dedi. Suçlanan öğretmen konu hakkında konuşmak istemedi. Arif ARSLAN/DHA
http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDetay/Kemik_kiran_ogretmen.htm?ArticleID=15741
Ebru'nun cesedi bulundu
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Karacabey İlçesi’nin Orhaniye Köyü’nde oturan Pakize Çakaloğlu’nun iki çocuğundan küçüğü olan Ebru Çakaloğlu, geçen cumartesi günü öğle saatlerinde oynamak için sokağa çıkmış, boşanma aşamasında oldukları bildirilen ve Bursa’da oturan eşi Güven Çakaloğlu’ndan ayrı yaşayan Pakize Çakaloğlu, bir süre sonra çocuğunu almak için sokağa indiğinde iddiaya göre, minik Ebru’yu bulamamıştı.
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Daha başarılı ve mutlu bebeklerin sırrı
Bebekler müziği henüz anne karnındayken duyar ve alışırlar. Annelerinin karnındayken duydukları o sesler, onların aslında ilk ninnileri gibidir. Müziğin, bebeklerin gelişimlerine faydaları ise oldukça fazladır. Uzmanlar, müzik dinleyen bebeklerin, ileride yaşıtlarına göre sakin ve duygusal açıdan daha huzurlu olduklarını söylüyor. Psikolog Ercihan Karadağ da, bebek ve çocukların gelişiminde müziğin neden önemli olduğuyla ilgili bilgileri, Bebeğim ve Biz dergisiyle paylaştı ve anne-babalara önerilerde bulundu...
Müziğin bebek gelişimine yararları
Bebekler dünyaya beyinlerindeki milyarlarca hücreyle gelirler ve yaşamın ilk yıllarında bu beyin hücreleri, birbirleriyle bağlantıya geçmeye başlar. Zamanla bu bağlantılar daha da kuvvetlenir; kullanılmayan, ateşlenmeyen beyin hücreleri ise ölür. Araştırmacılar, bebeğe müzik dinletmenin onun beyninde yeni yolların, yeni bağlantıların oluşmasını desteklediğini ortaya çıkarmıştır. Anne karnında müzik dinletilerek gelişen ve doğum sonrasında da müzik dinletilmeye devam edilen çocukların; yaratıcılık, sosyallik, hafıza, matematik, dil ve duygusal zeka gibi alanlarda hızlı bir gelişim gösterdiği yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır.
Fiziksel gelişime etkisi:
Müzik dinleyen bebekler, müziğin ritmine göre hareketlenmeler gösterirler. Zamanla birtakım fiziksel gelişimlerin tamamlanmasıyla birlikte hareketlenmeler yerini el çırpmaya, oynamaya ve hatta dans etmeye bırakır. Bu hareketlenmeler, çocuğun küçük kas ve kaba motor becerilerinin gelişmesine yardımcı olur.
Sosyal gelişime etkisi:
Müzik evrenseldir, farklı dilleri ve kültürleri birbirine yakınlaştırır. Müzikle büyüyen bebekler, zamanla sosyal iletişimde de gelişim gösterirler.
Zihinsel gelişime etkisi:
Yapılan araştırmalar, müziğin bebeklerin beyin kıvrımlarının gelişiminde etkili olduğunu gösteriyor. Özellikle ilk yıllarında çocukların zihinsel gelişiminde müzik oldukça etkilidir. Müziğin, matematik zekasının gelişiminde de etkin olduğu saptanmıştır.
Duygusal gelişime etkisi:
Anne karnından itibaren müzik dinleyen bebeklerin, hırçın hareketler yerine daha uyumlu davranışlar sergiledikleri gözlenmiştir. Bazı çalışmalarda; sürekli ağlayan ve huzursuz davranan bebeklere, anne karnında kendisine dinletilen müzikler tekrar dinletilmiş; sonucunda da bu bebeklerin, bu tanıdık melodiler sayesinde rahatlayarak uykuya daldıkları görülmüştür.
Kulak ve dil gelişimine etkisi:
Müzikle büyüyen çocuklar, kulak ve dil gelişimlerinde hızlı bir ilerleme gösteriyor. Özellikle annenin bebeğine bakarak melodili şarkılar söylemesi, çocuğun dil gelişimini çabuklaştırıyor.
Stres üzerindeki pozitif etkileri:
Stresten uzak büyüyen, beslenmesinde, uykusunda ve diğer yaşam faaliyetlerinde sıkıntı yaşamayan bebek; uyku sorunu yaşamayan, stresten uzak bir anne profilinin oluşmasına da yardımcı olur. Böylece doğumdan sonra annenin yaşayabileceği depresyonun en az hasarla atlatılması da sağlanmış olur.
Bebeklere nasıl müzik dinletilmelidir?
Bebeğe dinletilecek müzik tercih edilirken, müziğin sakin ritimler içeren hafif ya da klasik müzik olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü bir bebeğin henüz anne karnındayken işitebildiği en yoğun ses, dakikada 70-100 kere atan kalbin atış sesidir. Bu ritimlere en uygun seslerse klasik müzikte mevcuttur. Özellikle Mozart'ın müziklerinin bebekler üzerinde daha etkin olduğu bilinir. Bu nedenle anne adaylarına müzik tercihlerini klasik müzikten yana kullanmaları önerilir. Özellikle hamilelik sürecinde anneyi rahatlatan yumuşak müzikler tercih edilebilir. Çünkü anneyi rahatlatan müziğin etkileri doğrudan anne karnındaki fetüs tarafından hissedilir. Ayrıca hamilelik sürecinde annenin yaşayabileceği yoğun stres, üzüntü gibi durumlar; tavşan ya da yarık dudak olarak adlandırdığımız fiziksel bir rahatsızlık, erken doğum, doğum sonrasında anne ve bebek arasında sosyal bağın kurulamaması, annenin çocuğunu emzirememesi gibi olumsuz sonuçları da doğurabilir. Bu nedenle hamilelik sürecinde annenin stresten uzak durması çok önemlidir.
Tercihiniz klasikten yana olsun
Bebeğinizin, hamileliğinizin 16'ncı haftasından itibaren dışarıdan gelen sesleri duyabildiğini unutmayın. Eğer bebeğinize müzik dinletmek istiyorsanız; yumuşak, hafif müzikleri tercih edin. Bebeğinizin kalp atışlarına en uyumlu olan müzik ise klasik müziktir. Sert ve çok sesli müzikler bebeğinizin kulağına zarar verebilir. Bebeğinizin hangi müziklerde ne tür davranışlar sergilediğini gözlemleyin; rahatladığı müzikleri belirleyin ve sıklıkla bu müzikleri kullanın. Bebekler, anne karnında dinlemeye alıştıkları müzikleri, doğumdan sonraki süreçte de hatırlayabilirler. Bebeğinize huzursuz olduğu anlarda anne karnında dinlettiğiniz müzikleri dinletirseniz, bebeğinizin anne karnındaki huzurlu ortamı hatırlamasını sağlayarak rahatlamasına yardımcı olabilirsiniz. Müziği kullanarak bebeğinizin belirsizlikten kurtulmasını, dolayısıyla rahatlamasını sağlayabilirsiniz
http://www.bugun.com.tr/haber-detay/90245-daha-basarili-ve-mutlu-bebekler-haberi.aspx
Belli etmeseler de babalar çok endişeli!
18.1.2010
Belli etmeseler de babalar çok endişeli!
Baba adaylarının, doğum öncesi ne gibi endişeleri olduğunu merak ediyor musunuz? Bu içerik Primadunyasi.com desteğiyle hazırlanmıştır.
Hamile bir kadında gerçekleşen büyük değişikliklerle birlikte, bir babanın da bebeğin gelişini beklerken pek çok şey yaşar.
Bu, bir başka çocuğa yer açmak için kendisiyle, karısıyla ve diğer çocuklarıyla ilişkisinde değişimlerin yaşandığı bir geçiş dönemidir. Bazı babalar görünümlerini değiştirirler, mesela sakal bırakırlar, diğerleri daha uzun süreler çalışırlar veya büyüyen ailelerini geçindirebileceklerinden emin olmak için ikinci bir işe bile girerler. Yine bazıları evi tamir ederler veya yeni bir proje üstlenirler. Hepsi kendi babaları hakkında düşünmektedir ve kendilerinin de aynı mı, farklı mı olacaklarını merak etmektedirler. Bunu göstermekte zorlanmalarına rağmen, kendilerini oldukça tedirgin hissederler.
Bu karışık hisler, ayarlamayı yapmak, bebekle birbirine bağlanmak ve bebeğin ihtiyaç duyduğu baba haline gelmek için gerekli enerjiyi oluşturur. Yani bu sağlıklı bir endişedir. Bir baba, bebeğin doğumundan önce başlayarak, çocuğun yaşamında büyük öneme sahip bir kişidir. Pek çok baba doğumdan önce bebekleriyle konuşarak ve şarkı söyleyerek veya annenin karnına hafifçe masaj yaparak bebekleriyle oynamaktadır. Eğer baba bu kadar yakın olmuşsa, bebek doğumda babasının sesini tanıyacaktır. Hem erkekler hem de kızlar, eğer babaları da yanlarındaysa daha kolay bir doğum geçirirler, büyüdükçe daha iyi bir kişisel gelişime sahip olurlar ve okulda daha başarılı olurlar.
Babalar “Anne” Değildir (ve onların anne olmalarını da istemeyiz!)
Babalar bebeklerine annelerden daha farklı bir etkileşim sunarlar. 4 haftalık olduklarında bir bebek babasının görüntüsüne eşsiz olarak tepki verebilir. Öne doğru eğilir ve yüzü istekli bir beklenti görünümünü sergiler - kaşlar kalkık, ağız açık, gözler parlak. Oynamaya hazırdır. Paylaştıkları oyunlar, hikâyeler, selamlaşmalar ve kıkırdamalar anne ve bebeğinkilerden oldukça farklıdır. Babaların ve annelerin çocuk bakma stilleri birbirinden farklıdır.
Çocuğa yaşamın farklı yönlerini gösterirler ve farklı beceriler sunarlar. Hepsi iş eğitimini sadece yaparak öğrenir - kendi tarzlarında bebeğe bakmak, hatalarından ders almak. Her ebeveyn bu yeni becerileri denemek için zamana ihtiyaç duyar. Doğum öncesi derslerine katılarak ve biraz okuma yaparak babalar kendi babalıkları hakkında düşünmeye başlama yolu olarak şu sorulara cevap verebilirler:
* Rahimdeki bebekle nasıl oynarsınız veya nasıl sakinleştirirsiniz? Nasıl tepki verir? Onun için özel bir şarkınız var mı?
*Bebeğin fiziksel bakımına ne kadar dahil olmak istiyorsunuz? Hangi bakım işlerini yapmak istiyorsunuz? Bunları ne zaman yapacaksınız?
*Kendi babanızın taklit etmek istediğiniz şeyleri nelerdir? Farklı yapmak istediğiniz şeyler nelerdir?
*Görünümünüzü değiştirdiniz mi? İyi bir baba olarak sizin kendi imajınız nedir?
*Bebeğiniz sizin bebek giysilerinizi mi giyecek, sizin eski oyuncaklarınızla mı oynayacak? Veya taze bir başlangıç mı yapmak istiyorsunuz?
Devamı ve daha fazlası için tıklayın!
Bu içerik Primadunyasi.com desteğiyle hazırlanmıştır
http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/belli-etmeseler-de-babalar-cok-endiseli-/primadunyasi/haberdetay/20.01.2010/1187500/default.htm?ver=39
Kardeşler anne - baba kadar önemli!
Modern yaşam doğurganlığı etkiliyor mu?
18.1.2010 




