Translate

16 Ocak 2010 Cumartesi

Fatih Üniversitesi'nde yeni bir oyun

Fatih Üniversitesi'nde yeni bir oyun 'Mum Işığı' adlı yeni oyunlarının prömiyerini geçtiğimiz günlerde gerçekleştiren Fatih Üniversitesi sanat topluluğu Fatih Sanat, oyunlarını 17 Ocak Pazar günü saat 15.00'te Beykent Fatih Koleji'nde sahneleyecek. Oyun, 31 Ocak saat 17.00'de ise Ümraniye Kültür Merkezi'nde olacak. Oyunda, bir üniversite öğrencisi olan Yusuf'un, hiç ummadığı olaylarla karşılaşması anlatılıyor. Bir gece arkadaşı Musa'yla kaldığı evin kapısı çalınır ve genç bir kız, kendini can havliyle içeriye atar. Yusuf'un üniversiteden tanıdığı ancak hiç konuşamadığı sevdiği kız Züleyha'dan başkası değildir. Uyuşturucu mafyasından kaçarak sığındığı bu evde her ikisini de çok büyük bir sınav beklemektedir. Biletler indirimli 5, tam 7 TL. (www.fatihsanat.org) ZAMAN KÜLTÜR SANAT 16 Ocak 2010, Cumartesi http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=940878&title=fatih-universitesinde-yeni-bir-oyun

YGS'de 6, LYS'de 12 ayrı alt puan türü olacak

YGS'de 6, LYS'de 12 ayrı alt puan türü olacak Üniversiteye girişte bu yıldan itibaren uygulanacak sınavda, puan türleri yükseköğretim programlarının özelliklerine göre farklılık gösteriyor. Başvuruları 18 Ocak-12 Şubat tarihleri arasında yapılacak birinci aşama sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kılavuzunda, hangi bölümler için hangi puan türlerinin esas alınacağı duyuruldu. Bundan önceki uygulamada "Sözel'', "Sayısal'' ve "Eşit Ağırlıklı'' olarak belirlenen puan türleri, yeni sistemde YGS'de toplam 6, Lisans Yerleştirme Sınavları'nda toplam 12 ayrı alt puan türü olarak düzenlendi. Bu durumda birinci ve ikinci aşama sınavlarında toplam 18 ayrı puan türü olacak. ZAMAN ANKARA AA 16 Ocak 2010, Cumartesi http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=940933&title=ygsde-6-lysde-12-ayri-alt-puan-turu-olacak

YÖK, uzaktan eğitim sistemiyle garantili İngilizce öğretecek

YÖK, uzaktan eğitim sistemiyle garantili İngilizce öğretecek Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ilköğretimden başlayıp üniversite sona kadar İngilizce gördüğü halde bir türlü dil öğrenemeyen öğrenciler için yeni bir proje geliştirdi. YÖK, uzaktan eğitim metoduyla İngilizce öğretmeyi planlıyor. Amerika ve Avrupa ile Türkiye'de uzaktan eğitim sistemi üzerinde çalışan şirketlerle görüşen YÖK, İngilizce öğretmeyi garanti eden bir firmayla anlaşmaya varmak üzere. Projeye göre evinde günde 2 saat çalışarak TOFEL'dan 550 puan almak mümkün olacak. 4 yılda 2,5 milyon dolar olan maliyeti sponsorlarla karşılanacak proje kapsamında öğrenciler İngilizce eğitiminin üçte birini de yüz yüze alacak. İngilizce projesini yürüten YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek, uzaktan eğitim programına üye olacak öğrencinin bir şifre ile dersleri takip edebileceğini söyledi. Şimşek, "Üniversite bitene kadar öğrencilere İngilizce okutuyoruz, ama bir türlü İngilizce öğretemiyoruz. Projemiz başarılı olursa bu bir devrim olur." dedi. İngilizce öğretememe sorununa çözüm için Türkiye ve dünyada İngilizce konusunda uzman hocalarla görüştüklerini anlatan Şimşek, "Uzaktan eğitim konusunda uzmanlaşmış 11 şirketi çağırdık ve ayrı ayrı dinledik. Muhteşem sistemler geliştirmişler. Bunlardan biri ile anlaşmak üzereyiz." diye konuştu. Programda ayrıca öğrenci istediği zaman internet üzerinden yüz yüze Amerika'daki hoca ile İngilizce konuşulabilecek. İngilizce eğitiminin üçte ikisi bu şekilde uzaktan eğitimle gerçekleştirilecek. Eğitimin üçte biri ise Türkiye'de üniversitelerde verilecek. Bu eğitimi vermesi için üniversitelerdeki okutmanlar kullanılacak. Bu okutmanlar İngilizce ve uzaktan eğitim konusunda 3 aylık eğitimden geçirilecek. Program, lisans eğitimi gören ve fakülteye yeni başlayacak 250 bin civarındaki öğrenci ile başlayacak ve her yıl yeni başlayan öğrencilerle devam edecek. Yüksekokul, açık öğretim ve vakıf üniversitelerinin öğrencileri İngilizce programına katılamayacak. Öğrencilerden ücret alınmayacak, masrafları sponsorlar karşılayacak. 2010-2011 akademik yılında başlatılacak programa katılan öğrenciler üniversitedeki normal İngilizce derslerine devam edecek. ZAMAN İBRAHİM ASALIOĞLU ANKARA 16 Ocak 2010, Cumartesi http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=940812&title=yok-uzaktan-egitim-sistemiyle-garantili-ingilizce-ogretecek

Ailelerimize ulaşamıyoruz, sınavda tek kelime yazamadık

Ailelerimize ulaşamıyoruz, sınavda tek kelime yazamadık Haiti'yi yerle bir eden deprem tüm dünyayı yasa boğarken, İstanbul'da üniversite eğitimi gören 4 Haitili öğrenci, ailelerine ulaşamamanın acısıyla gözyaşı döküyor. Robens Joseph, Joseph Johnobentz, Jeantel Cheramy ve Djeff Pierre, yol paraları olmadığından 2 yıldır ailelerini görmeye gidememiş. İTÜ'de okuyan Jeantel Cheramy, henüz yakınlarından hiçbir haber alamadıklarını belirtiyor. Çaresiz öğrenci, bu yüzden sınavlarının da kötü geçtiğini söylüyor: "Dün sınavım vardı ama tek kelime yazamadım." Karayipler Adası'nın fakir ülkesi Haiti'nin başkenti Port-au-Prince'i vuran 7,0 büyüklüğündeki depremin yankıları sürüyor. Felaketten sonra ülkenin dünya ile bağlantılarının kesilmesi, en çok memleketlerinden uzakta olan Haitilileri tedirgin ediyor. Üniversite okumak için İstanbul'a gelen Haitili 4 öğrenci, günlerdir aileleri ile görüşemiyor. Hayatta olup olmadıklarını dahi bilmiyorlar. Üzüntüden derslerine adapte olamıyorlar. Maddi imkânsızlıktan dolayı ülkelerine de dönemeyen Haitili gençler, büyük bir umutla gelecek iyi haberi bekliyor. Robens Joseph, Joseph Johnobentz, Jeantel Cheramy ve Djeff Pierre, ülkelerinin en başarılı öğrencileri. İki yıl önce İstanbul'a üniversite eğitimi için gelmişler. Haiti'ye gidecek yol paraları olmadığından 2 yıldır ailelerini görmeye gidememişler. Okullarını bitirinceye kadar da dönmeyi düşünmüyorlardı. Ta ki 12 Ocak Salı günü Haiti'yi yerle bir eden felaket haberini alana kadar. Gençlerin ailesi depremin en çok tahrip ettiği başkent Port-au-Prince'de yaşıyor. Yetkililerin, 2 milyonluk kentte "Taş taşın üstünde kalmadı. Binalar yerle bir oldu." açıklamaları, burada elleri kolları bağlı olan öğrencilerin yüreğine kor gibi düşmüş. "Üç gündür telefonla 15 dakikada bir arıyoruz ama ulaşamadık. Yaşayıp yaşamadıklarını dahi bilmiyoruz. Seslerini duyabilsek bizden mutlusu olmaz. Bir fırsatını bulsak, hemen yardımlarına koşacağız." diyorlar. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) çevre mühendisliği okuyan Jeantel Cheramy, günlerdir hiçbir yakınına ulaşamadığını gözyaşları içerisinde ifade ediyor. Jeantel, felaket haberini aldığı an yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Depremin olduğu gece yurttaydım. Uyumak için yatağıma girdim. Arkadaşım ülkemde büyük bir depremin olduğunu mesajla bildirdi. Hemen kalktım telefona sarıldım. Ama kimseye ulaşamadım. 3 gündür 15 dakikada bir arıyorum ama ulaşamıyorum." Çaresiz genç, okul, hastane ve kiliselerin yıkıldığına dair haberleri okuyunca ailesinin hayatından endişe duymaya başlamış. Aklı ülkesinde olan Jeantel'in sınavları da kötü geçiyor. "Dün bir sınavım vardı ama tek kelime yazamadım." diyen öğrenci, para bulduğu an ülkesine yardıma koşacak. İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ) Tıp Fakültesi öğrencisi Joseph Johnobentz, depremin bu kadar büyük bir yıkıma yol açmasının evlerin iyi inşa edilmemesinden kaynaklandığını düşünüyor. Fay hattının zemine 8 km kadar yakından geçmesinin yıkımı artırdığına dikkat çekerken, ibadet ettikleri 300 yıllık katedralin bile yıkıldığını belirtiyor. Joseph, daha önce bu kadar büyük bir depremle karşılaşmadıklarını, bu durumun bilim adamlarını da şaşırttığını dile getiriyor. En son 200 yıl önce deprem yaşadıklarını aktaran genç, ülkelerinin şu an her türlü yardıma muhtaç olduğunu vurguluyor. İÜ İktisat Fakültesi 2. sınıfta okuyan Robens Joseph de para bulur bulmaz Haiti'ye koşacaklarını söylüyor. "Ruhum, aklım Haiti'de, ben buradayım." sözleriyle yaşadığı acıyı dile getiriyor. Robens, olayın sınav dönemine denk gelmesinin derslerini olumsuz etkileyeceğini şöyle ifade ediyor: "Ders çalışamıyorum. Okuduğum kitaba konsantre olamıyorum. Sınavlarım galiba kötü geçecek. Hep ailemi düşünüyorum." Depremin zengin fakir ayırt etmeden yıkıp geçtiğinin altını çizen genç, "Yiyecek depolarımız da yerle bir olmuş. Kendimizi unuttuk, şu an tek derdimiz ülkemize yardım götürebilmek." diye konuşuyor. İTÜ Telekomünikasyon Mühendisliği bölümü öğrencisi Djeff Pierre ise ülkenin tüm iletişim ağının çöktüğünü kaydediyor. Bu durumun kendilerini iyice paniğe sevk ettiğini belirtiyor. BİNALARIN YÜZDE 10'U YIKILDI Depremin YERLE BİR ETTİĞİ Haiti'nin başkenti Port-au-PrInce'Te binaların yüzde 10'unun yıkıldığı, yaklaşık 300 bin kişinin evsiz kaldığı bildirildi. Depremden etkilenen bölgelerde yaklaşık 3,5 milyon insanın yaşadığını açıklayan BM İnsani Yardım Koordinasyon Dairesi, BM'nin Haiti'deki İstikrar Misyonu'nun, bazı bölgelerin yüzde 50 oranında yıkıldığını duyurduğunu kaydetti. Bu arada depremlerde mühendislik araştırmaları yapan EERI Enstitüsü Başkanı Farzad Naim, binaların kalitesizliğinin hasarın artmasına yol açtığını belirtti. Port-au-Prince'teki büyük yapıların çoğunda kompakt beton kullanıldığını, bunun da yüksek çökme potansiyeli yüzünden büyük tehlike oluşturduğunu kaydetti. Haiti'deki eski binaları sağlamlaştırmak için para olmadığına dikkat çeken Naim, bunlara bir de malzemeden çalma gibi sorunların eklenmesiyle felaketin yaşandığını söyledi.

'28 Şubat' zihniyetinin kulakları çınlasın: Karma okullar daha başarısız çıktı

'28 Şubat' zihniyetinin kulakları çınlasın: Karma okullar daha başarısız çıktı Türkiye'de karma eğitimin yaygınlaşmasında 28 Şubattan sonra alınan kararların ciddi katkısı olmuştu. O dönemde gündeme gelen 'Karma eğitim daha başarılı' genellemesinin yanlış olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Milliyet Gazetesi'nden Mehveş Evin, The Times'te okuduğu bir yazıya atıf yaparak karma eğitimin başarısız olduğuna dikkat çekti. İşte o yazı... Karma okullar daha başarısız Bir kesimi yerinden hoplatacak bir sonuç, biliyorum! Kız çocuklarıyla erkeklerin birlikte okumasını savunan, genç insanların sağlıklı gelişimi için karma eğitim modelinin şart olduğunu düşünen herkesi şaşırtacak bir yazıya rastladım. İngiliz The Times'da yayınlanan habere göre, kız ve erkek okullarının başarı oranı, karma eğitim yapan okullara göre daha yüksek. Karşılaştırma, İngiltere'de liseyi tamamlama sınavı olan A level ve GCSE sonuçlarına bakarak yapılmış. A level, bizim üniversite sınavına tekabül ediyor denebilir, çünkü öğrenciler bu sınavda aldıkları puanla üniversitelere başvuruyor. Bu listeye göre ilk üçe giren okulların hepsi özel! St. Paul's Girls School'un birinci, Perse School for Girls'ün ikinci olması, özel kız okullarının fark attığının da kanıtı. Genel olarak kızların başarısı göze çarpıyor: İlk 50'ye giren liseden, 27'si kız, 14'ü erkek okulu. Sadece yedi tanesi karma eğitim yapıyor! Anlayacağınız, Türkiye'de çağdaşlığın gereği olarak düşünülen karma okul, belki de sanıldığı kadar başarılı bir model değil. Kızların namusu Peki bizim okullarımızın kaç tanesi karma, kaç tanesi sadece erkek veya kız okulu? Milli Eğitim'in Strateji Geliştirme Başkanlığı'na danıştım, böyle bir çalışma yokmuş. Okullar sadece genel, özel ve meslek lisesi olarak sınıflandırılıyor. Ayrıca adı kız veya erkek lisesi olan pek çok okul, karma eğitime geçti. Dershanelerin ise karma eğitim vermesi zorunlu. Ancak bizde kızlarla erkeklerin ayrı okullarda okuması, muhafazakarlığın bir göstergesi olarak görüldüğü için konuyu tartışmak bile başlı başına sorun. Doğruya doğru: Dindar kesim, kız çocuklarının ayrı okulda eğitim görmesini, başarı çıtasını yükseltmek için savunmuyor. Öncelikli kaygıları, kızların 'namus'unu korumak. Ortaöğretimdeki kız öğrenci sayısının erkeklerden daha düşük olduğu, kız okutmanın pek çok aile için sorun olduğu ülkemizde, belki de bazı önyargıları bir kenara bırakmakta fayda var. Eğer amaç, daha fazla kız çocuğunun okuması, üniversiteye girmesi ve kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlamak... Ve yerlerde sürünen ÖSS başarı grafiğini yükseltmenin bir çaresini bulmaksa... Karma eğitimin artısını eksisini yeniden gözden geçirmekte belki de fayda var. Her şey aynı kızlar yok! Avustralya'dan ABD'ye, karma okullarla ilgili pek çok araştırma yapıldı. ABD'de 2008 yılında Stetson Üniversitesi'nin yürüttüğü dört yıllık pilot araştırmanın sonuçları çarpıcı: Karma okulda okuyan erkeklerin yüzde 55'i sınavı başarıyla verdi. Buna karşılık sadece erkeklerin okuduğu okulda, aynı sınavdaki başarı oranı yüzde 85'ti. Üstelik demografik yapı, sınıftaki öğrenci sayısı ve müfredat bakımından iki okul tamamen birbirinin aynıydı! Mehveş Evin- MİLLİYET 16 Ocak 2010, Cumartesi

Eğitimde bilişim şart

16/01/2010 - 03:01:07 Eğitimde bilişim şart Londra’-daki konferansta konuşan Çubukçu, “Bilişim teknolojileri eğitimin en önemli ayağıdır” dediMilli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, “Milli Eğitim Bakanlığı olarak, toplumların geleceklerinin belirlenmesinde bilişim teknolojilerinde gösterdikleri başarıların etkisinin oldukça büyük olduğuna inanmaktayız” diyerek, teknolojik gelişmelerin ışığında yapılan eğitimin, öğrenci merkezli ezbersiz eğitimin temelini oluşturduğunu söyledi. Çubukçu, Londra’daki “Öğrenme ve Teknoloji Dünya Forumunun” bakanlar düzeyindeki toplantısında bir sunum yaptı. Türkiye’de MEB’in başta öğretmen ve öğrenciler olmak üzere eğitimle ilgili tüm bireylerin bilişim teknolojisi araçlarından yararlanmasını sağlamak amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini belirten Çubukçu, “Hedef kitleye bakıldığında, ilköğretim ve orta öğretim öğrencilerini kapsayan yaklaşık 14 milyon öğrenci, 600 bin öğretmen ve veliler ile tüm Türkiye nüfusudur” dedi.

Liselilerden örnek davranış

16/01/2010 - 03:01:28 Liselilerden örnek davranış Mersin’de Mahmut Arslan Anadolu Lisesi öğrencileri, Demirtaş ve Turunçlu mahallelerinde oturan ihtiyaç sahibi 20 aileye gıda ve giyecek yardımında bulundu. Ayrıca mahallede bulunan Abdullah Günaydın İlköğretim Okulu ile de kardeş okul protokolü imzalandı. Öğrenciler, ilk kez böyle bir etkinlikte bulunduklarını ve daha sonra tekrar gelmek istediklerini belirterek, “İhtiyaç sahibi öğrencilere gönüllü olarak ders verebiliriz.” dedi. Okul Müdürü Gazi Odabaşı ise, bu gibi etkinliklerin insanlar arasındaki kardeşlik duygularını pekiştirdiğini, öğrencilerin daha sosyal bireyler olmaları için önemli olduğunu söyledi.

2 yaşındaki kızını tabanca için sattı

16/01/2010 - 03:27:29 2 yaşındaki kızını tabanca için sattı ABD’nin Arizona eyaletinde Mesa şehrinde yaşayan 33 yaşındaki kadın Tanya Nareau tabanca almak için 2 yaşındaki kızını sattı. İhbar üzerine anneyi tutuklayan polis, annenin kızını bir arkadaşına silah karşılığında sattığını ortaya çıkardı. Kızın satıldığı kişi ifadesinde Nareau’nun çocuğa ondan daha iyi bakacağını söylediğini anlattı. Nareau ve çocuğun satıldığı kişi tutuklanırken, küçük kız koruma altına alındı.

İzmir'de karate heyecanı

16/01/2010 - 02:48:28 İzmir'de karate heyecanı 37. Avrupa Ümitler ve Gençler Karate Şampiyonası, 5-7 Şubat tarihleri arasında İzmir’de yapılacak. Şampiyonaya 46 ülkeden yaklaşık bin sporcu, 105 antrenör, 152 hakem ve 210 idarecinin katılacak. Milli takım, şampiyonaya 18’i erkek, 14’ü bayan olmak üzere toplam 32 sporcuyla katılacak. Karate Federasyonu Başkanı Esat Delihasan, “Beklentimiz, ülkemizi en iyi şekilde tanıtmak. Bu anlamda organizasyon için önemli tanıtım çalışmaları yaptık. Hedefimiz bol madalya alarak, genel klasmanda birinci olmak. Sporcularımızın bunu başaracaklarına inanıyorum” diye konuştu. Delihasan, organizasyonun maskotu’nun karate kıyafetleriyle poz veren Yalı Çapkını kuşu olacağını sözlerine ekledi.

Çocuklar için sinema

Çocuklar için sinema KÜLTÜR-SANAT faaliyetlerine büyük önem veren Bağcılar Belediyesi faaliyetlerde çocukları unutmadı. Kültür Merkezi’nde düzenlenen faaliyetlerde her ay çok sayıda çocuk tiyatrosu ve çocuk sinema filmlerinin gösterimi yapılıyor. Özellikle hafta sonları gerçekleştirilen programlara çocuklar yoğun ilgi gösteriyor. Çocuklarını Kültür Merkezi’ne getiren aileler ise uygulamadan son derece memnun. Bağcılar Belediyesi Kültür Merkezi’nde 17 Ocak Pazar günü Çizmeli Kedi filminin gösterimi yapılacak. 16.01.2010

Öğrenci taşıyan her minibüs kütüphane oluyor

Öğrenci taşıyan her minibüs kütüphane oluyor OSMANİYE'NİN Bahçe Kaymakamı Harun Sarıfakıoğulları ilçede taşımalı eğitim gören öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarını arttırmak amacıyla Her Minibüs Bir Kütüphane projesi geliştirdiklerini söyledi. Proje kapsamında 100 temel eserden oluşan 520 kitap ilçede öğrencileri taşıyan Bahçe Okul Servisleri Kooperatifi üyelerine dağıtıldı. Bahçe Kaymakamı Harun Sarıfakıoğulları projeye en büyük desteğin taşımacılık yapan araç sahiplerinden geldiğini ifade etti. Harun Sarıfakıoğulları, “Taşımalı eğitim gören çocuklarımızın ulaşım sırasında geçirdikleri zamanı kitap okumak suretiyle daha verimli kılmak adına ‘Her Minibüs Bir Kütüphane’ sloganıyla proje geliştirdik. Millî Eğitim Bakanlığı tavsiyeli İlköğretim Öğrencileri için 100 temel eserden oluşan 520 kitap temin edilmiştir. Böylelikle adeta ‘Her Minibüs Bir Kütüphane’ havasına bürünmüş, öğrencilerimiz paylaşma kültürü içinde çok sayıda kitap okuma imkanına sahip olmuşlardır” dedi. 16.01.2010 http://www.yeniasya.com.tr/2010/01/16/yurt-haber/h4.htm

Okul Aile Birlikleriyle huzur toplantısı

Okul Aile Birlikleriyle huzur toplantısı İSTANBUL Bahçelievler Kaymakamlığı, Bahçelievler Belediye Başkanlığınca her ay gerçekleştirilen Okul Aile Birlikleriyle Huzur toplantısı Bahçelievler’de yeni sahne salonunda gerçekleşti. Aile Birliklerinin katıldığı toplantıda konuşan Kaymakam Şevket Cinbir “Güven ve huzur, her öğrencinin başarısının temel alt yapısıdır” derken, Belediye Başkanı Osman Develioğlu “Okullarımızın fizikî altyapı sorunlarını, aşabilmenin huzuru içindeyiz. Gençlerimiz yarınlarımızdır. Gençleşen ve kentleşen Türkiye’nin eğitimde de kaliteli hizmete kavuşturulması için çalışıyoruz” dedi. Toplantıya İlçe Millî Eğitim Müdürü Yakup Hayırlıoğlu ve İlçe Emniyet Müdürü Hacı Mehmet Aslancan da katıldı. 1http://www.yeniasya.com.tr/2010/01/16/yurt-haber/h5.htm6.01.2010

Krize meydan okuyan gençler

Krize meydan okuyan gençler İZMİR Ticaret Lisesi öğrencileri, yatırımlarıyla BAES-J Genç Başarı şirketini kurarak, pamuklu tişört üretti ve okuldaki arkadaşlarına satmaya başladı. Genç Başarı Eğitim Vakfı, Millî Eğitim Bakanlığı, Koç Holding Grubu’nun ortak projesi olarak şirketin okulda hayata geçtiğini anlatan proje danışmanı ve okulun İngilizce öğretmeni Ayşe Gözüyeşil, kurucuların isimlerinin baş harflerinden adını alan BAES-J şirketinin kuruluşunda hissedar öğrencilerin 10 liralık sermaye koyduğunu belirtti. Hissedar öğrencilerin de okulda yapılan seçim sonucu belirlendiğini, daha sonra şirketin genel müdürünü, departman müdürlerini seçtiklerini anlatan Gözüyeşil, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB), İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü gibi kurumları ziyaret ederek destek aldıklarını söyledi. Öğrencilerin ilk olarak okulun amblemini taşıyan pamuklu tişört satmaya karar verdiğini ifade eden Gözüyeşil, anlaştıkları şirketin pamuklu tişört üretimine başlamadan önce BAES-J Şirketi ortaklarının okulda catering hizmeti verdiğini, hizmetten elde ettikleri gelirle sermayelerini yükselttiğini anlattı. Şirketin 17 hissedarı bulunduğunu belirten Gözüyeşil, ikinci yarı yıl sonunda şirketin tasfiye edileceğini, tüm hissedarlara sermayenin ödeneceğini, arta kalan paranın da bir kuruma bağışlanabileceğini ya da okulun bir ihtiyacı için kullanılacağını dile getirdi. DESTEK ARIYORUZ Türkiye’nin çeşitli illerindeki liselerde genç başarı şirketi projelerinin bulunduğunu dile getiren Gözüyeşil, şöyle konuştu: ‘’Biz, yerel yönetimlerle güçlü iletişim kurabilmek istiyoruz. Çünkü yurt dışındaki fuarlarda, ‘biz kendi sesimizi bölgede duyurduk’ diyebilmeliyiz. Litvanya, Avusturalya’da yapılacak öğrenci fuarlarına katılmayı arzu ediyoruz. Projenin uygulandığı özel okullarda bu fuarlara katılım sorun olmuyor ama bizim öğrencilerimizin desteğe ihtiyacı oluyor. Bize destek olacak kişi ve kurumlarla iletişime geçmek isteriz. Ben buradaki tüm arkadaşlarımın gelecekte çok iyi birer iş adamı, iş kadını ya da yönetici olacağına inanıyorum. Desteklenmeye ihtiyaçları var.’’ Projenin bütün dünyada Uluslararası Genç Başarı tarafından uygulandığına dikkati çeken Gözüyeşil, şirkette görev alan tüm öğrencilerin 118 ülkede geçerli olan Uluslararası Genç Başarı sertifikasına da sahip olacağını hatırlattı. LİSE 2. SINIF ÖĞRENCİSİ TAN: ‘’GENEL MÜDÜR OLMAK ZORMUŞ’’ Şirket hissedarı ve yöneticisi olan arkadaşları tarafından genel müdürlük koltuğuna oturtulan lise 2. sınıf öğrencisi Berfin Tan, işinin zor olduğunu, ama sorumluluk almayı öğrendiğini söyledi. Okulda teorik bilgileri edindiğini belirten Tan, ‘’Bu şirket sayesinde pratik yapma olanağımız da oluyor. Pazarlama departmanımız, ürünlerin satışıyla ilgileniyor, finansman departmanımız gelir gider defterlerini tutuyor. Üretim departmanımız da çalışmalarına devam ediyor. İlk etapta sermayemiz 330 liraydı, bugün 500 lirayı geçti. Amacımız elimizdeki tüm pamuklu tişörtleri satmak ve daha fazla kar elde etmek’’ şeklinde konuştu. 16.01.2010 http://www.yeniasya.com.tr/2010/01/16/guncel/h17.htm

Öğretmenine sinirlendi ve...

15.01.2010 Cuma Öğretmenine sinirlendi ve... Biyolojiden sıfır aldı, sınıf penceresinden atladıKayseri'de kopya çektiği için kendisine sıfır veren Biyoloji öğretmenine sinirlenen lise 3’üncü sınıf öğrencisi 17 yaşındaki M. S. kendini birinci kattaki sınıfın penceresinden attı. Ayağı kırılan ögrenci hastanede tedavi altına alındı. Kopya çekmediğini söyleyen öğrencinin öğretmenini inandıramadığı için sinirlenip atladığı belirtildi. Hastaneye gelen polisler ise öğrencinin ifadesini aldı. Yaşadığı olaydan etkilenen biyoloji öğretmeninin de sinir krizi geçirdiği belirtildi.

Kütüphane hurdaya çıktı çocuklar kitapsız kaldı

Kütüphane hurdaya çıktı çocuklar kitapsız kaldı 16 Ocak 2010 Cumartesi Köydeki herkesin kitap okuma ihtiyacının önemli bir kısmını gezici kütüphaneden karşıladığını dile getiren köylüler, “Hayırseverlerin araç sıkıntısını gidermemizde bize destek olmalarını bekliyoruz” diye konuştu.> ERZURUM A.AErzurum’da, gezici halk kütüphanesi hizmetlerinde kullanılan otobüsün, araç muayenesi sonucu trafikten men edilmesi sebebiyle büyük çoğunluğu köylerde bulunan 30 okulun öğrencilerine kütüphane hizmeti verilemiyor. Merkeze bağlı köylerde ve şehirdeki bazı kenar mahallelerde, kütüphaneye gelme imkanı olmayan öğrencilere 1991’den beri hizmet veren İl Halk Kütüphanesi Müdürlüğünün gezici halk kütüphanesi aracı, 4 ay önce trafikten men edildi. Yaklaşık 2 bin kitabın bulunduğu ilin tek gezici kütüphane aracının trafikten men edilmesiyle birlikte gezici kütüphane hizmetleri durdu. Bölgede gezici kütüphane hizmetlerinin, kitaba erişim imkanı kısıtlı olan yoksul halk için büyük önem taşıdığını vurgulayan yetkililer, araç sıkıntısı sebebiyle 4 aydır bu hizmeti verememenin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade etti. http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=430568

Reşit olana kadar verilmeyecek

Reşit olana kadar verilmeyecek 16 Ocak 2010 Cumartesi, 00:25
İstanbul’da mendil satan çocuklar tarafından dövülerek Haliç Köprüsü yoluna atılan Bedrettin K. önümüzdeki hafta taburcu edilecek. Çocuk Esirgeme Kurumu’na yerleştirilecek Bedrettin, 18 yaşına kadar ailesine teslim edilmeyecek. Bedrettin’i bugüne kadar ailesinden kimse ziyarete gitmediği öğrenildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın Bedrettin’e bireysel yardımlar yapacağı ve eğitim masraflarını karşılayacağı bildirildi. • GÜL ÇELİKKOL

Milletvekilliği öğreten bilgisayar oyunu

Milletvekilliği öğreten bilgisayar oyunu AA Giriş Saati : 16.01.2010 14:55 Güncelleme : 16.01.2010 14:56 İngiliz parlamentosunun resmi internet sayfasında, 11-14 yaş grubunu hedef alan "Bir haftalığına milletvekili olmak" adlı bir bilgisayar oyununa yer veriliyor. silinmemesi gereklidir! F.M.-->Parlamentonun "eğitim servisi" tarafından hazırlanan ve internet sitesinden oynanabilen bilgisayar oyunuyla çocukların ve gençlerin, "parlamentonun yapısı, demokrasi ve politika hakkında bilgi sahibi olmaları" amaçlanıyor.Oyuna önce seviye seçilerek başlanıyor. Daha sonra, üyesi olmak istenilen siyasi parti, verilecek mesajlar, katılmak istenen toplantılar, yapılacak seyahatler belirleniyor. Oyunun amaçları ise sadece kendine oy verenleri değil, tüm halkı temsil etmeye çalışmak, hükümet işleriyle ilgilenmek, yeni yasalar konusunda karar vermek ve oyunun sonunda üyesi olunan siyasi partinin veya seçmenlerin desteğini azaltmamak.İngiliz parlamentosu bu bilgisayar oyunuyla çocukların ve gençlerin, bir İngiliz parlamenterinin bir haftasını nasıl geçirdiği ve neler yapması gerektiği hakkında da fikir sahibi olmasını sağlıyor.

Tarihi kalede intihar girişimi

Tarihi kalede intihar girişimi 16/01/2010 03:12 Şanlıurfa'da, sevgilisinden ayrılan 18 yaşındaki lise öğrencisi D.Ç., tarihi Urfa Kalesi'ne çıkarak intihar girişiminde bulundu. Psikolog ve polisin 3 saat süren ikna çabalarına olumsuz yanıt veren ve herkesin gözü önünde koşarak çıktığı burçlardan atlamak isteyen genç kız, bir anlık dalgınlığından yararlanılarak kurtarıldı. Sabah saatlerinde polisi arayanlar, tarihi Urfa Kalesi’nin, Göller Mahallesi’ne bakan surlarının üstünde genç bir kızın ağlayarak intihara kalkıştığını ihbarını yaptı. Bunun üzerine harekete geçen polis, kentin simgesi olan Balıklıgöl’ün üst tarafındaki tarihi kaleye geldi. Polis, surlarının üstünde bulunan genç kızı intihardan vazgeçirmek için konuşmaya başlarken, itfaiye ve sağlık görevlileri de atlama ihtimaline karşı kale girişinde önlem aldı. Sevgilisinden ayrıldığı ve ailesiyle de sorunlar yaşadığı için bunalıma girdiği öğrenilen lise son sınıf öğrencisi D.Ç., polislerin ikna çabalarına olumsuz yanıt verip atlama konusunda kararlı olduğunu söyledi. Polisin tüm çabalarına rağmen vazgeçirilemeyen genç kızın ikna edilmesi için Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Psikolog Kezban Karakaş’tan yardım istendi. Kaleye gelen ve genç kızla konuşmaya başlayan Psikolog Karakaş da başarılı olamadı. Bu sırada sık sık ayağa kalkıp aşağı atlayacağını söyleyen genç kızın, intihar girişimini yüzlerce meraklı vatandaş da ilgiyle izledi. Tüm uğraşların sonuç vermediği kalede, aniden ayağa kalkan genç kız koşarak kalenin burçlarına çıkmak istedi. Bir polisin peşinden koşmasına rağmen yakalayamadığı D.Ç., burçların ucuna oturup yanına kimseyi yaklaştırmadı. Bu sırada polislerin yanına yaklaştığı genç kız, psikolog ile konuştuğu sırada bir anlık dalgınlığından yararlanan polisler tarafından kazağından çekilerek kurtarıldı. Yaklaşık 3 saat süren çalışmanın ardından kurtarılan genç kız, polisler tarafından aşağı indirilerek, hazır bekletilen ambulans ile tedavi için Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gönderildi. Meraklı vatandaşların da ilgiyle izlediği intihar girişimiyle ilgili başlatılan soruşturma ise devam ediyor.

Boyuyla dalga geçen kız arkadaşını dövdü

Boyuyla dalga geçen kız arkadaşını dövdü KAYSERİ DHA 16.1.2010 Kayseri’de lise öğrencisi 17 yaşındaki T.B., iddiaya göre boyu kısa olduğu için dalga geçtiği sınıf arkadaşı aynı yaştaki C.K.’yı dövdü Olay, dün Yenişehir Atatürk Ticaret Meslek Lisesi’nde meydana geldi. T.B., boyu kısa olduğu için sınıf arkadaşı C.K. ile iddiaya göre dalga geçti, ardından da pencereden atmakla tehdit etti. Bunun üzerine iki kız arasında tartışma çıktı. Tartışma kavgaya dönüyünce, T.B., C.K.’yı saçlarından tutup yerde sürükledi. Araya giren diğer öğrenciler kavgayı ayırırken, sinir krizi geçiren C.K., hastaneye kaldırıldı.

İki liseliye feci dayak

İki liseliye feci dayak 16.1.2010 İstanbul Samandıra’da lise öğrencilerinin okul içerisinde başlayan kavgası caddeye taştı Onlarca öğrencinin tekme tokat dövdüğü iki öğrenci, belediye zabıta ekipleri tarafından belediye binasına sokularak kurtarıldı. İddiaya göre, Samandıra Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri arasında “omuz atma” yüzünden tartışma çıktı. İki öğrenciyi okul çıkışında sıkıştıran onlarca öğrenci tekme tokat dövmeye başladı. Öfkeli öğrencilerin uzun süre dövdüğü iki öğrenci kaçmaya çalışırken yardımlarına zabıta ekipleri yetişti. Dayak nedeniyle biri ağır şekilde yaralanan iki öğrenci Samandıra Belediyesi Ek Hizmet Binası’na sokuldu. Saldırgan öğrenciler basın mensuplarının da çekim yapmasını engellemeye çalıştı. Olaydan sonra ek hizmet binasına gelen polis ekipleri saldırgan öğrencileri yakalamak için çalışma başlattı. Bazı öğrenciler kavgaya dışarıdan gelen öğrenci olmayan kişilerin de karıştığını öne sürdü.