Translate

20 Ocak 2010 Çarşamba

Azmin adı Sümeyye

Eskişehir’de, doğuştan iki kolu olmayan, tüm ihtiyaçlarını ayaklarıyla gören, yaptığı resimlerle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gül ile Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ve eşi Svetlana Medvedev’in de takdirini kazanan Sümeyye Boyacı (7), şimdi de ebru sanatına başladı. İlköğretim okulu 1’inci sınıf öğrencisi Sümeyye’nin, Değirmen Sanat Atölyesi’ndeki eğitmeni Didem Üstün, “Yaklaşık 3 aydır Sümeyye ile ders yapıyoruz. Öncelikle haftada bir kere ders alıyordu. Şu anda haftada iki gün ebru dersi alıyor. Sümeyye, yetenekli ve zeki bir öğrenci, çok güzel eserler ortaya çıkarıyor. Uzun yıllar ebru sanatına devam etmek istiyor” dedi. Önce yüzme öğrenen Sümeyye, Anadolu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Amine Aygistova’nın girişimiyle ayaklarıyla resim yapmaya başladı ardından da Rus masallarını resmetti. Deniz Açık ESKİŞEHİR AA İstanbul’daki engellilerin görme engelli müdürü Halis Kuralay’dan yaptıkları eğitim faaliyetlerini dinledik. Yetişmiş öğretmene çok İhtiyacımız var! İstanbul’da 4 bin 392 öğrencinin özel eğitim için sırada beklediğini ifade eden İstanbul Özel Eğitim Şube Müdürü Halis Kuralay, zihinsel engelli öğretmen ihtiyacının had safhada olduğunu söylüyor. Son yıllarda engellileri yönetim kadrolarında, özellikle de kendilerini ilgilendiren alanlarda, sıklıkla görmeye başladık. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Şube Müdürü Halis Kuralay onlardan biri. Görme engelli olduğu için ‘bu çocuk okuyamaz’ diyenleri ters köşeye yatıran, Çanakkale’den İstanbul’a uzanan sıra dışı bir hikâyesi var. 5 yıldır İstanbul’daki engellilerden sorumlu müdür olan Kuralay, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun. Engelliler için neler yaptıklarını konuştuğumuz Halis Kuralay, sohbetimize yetişmiş öğretmen sıkıntısının hat safhada olduğunu anlatarak başlıyor: 15 YILLIK İHTİYAÇ KADAR “İstanbul’da görme engelliler, işitme engelliler, zihinsel engelliler, üstün zekâlılar, otistikler vs. adı altında özel eğitim alan gruplar ve kaynaştırma öğrencileri var. Geçtiğimiz ekim ayı itibariyle 4 bin 392 öğrencimiz özel eğitim için sırada bekliyor. İlk amacımız önce bunları okula yerleştirmek. Bu bizim için büyük sıkıntı. 2 bine yakın özel eğitim veren öğretmene ihtiyacımız bulunuyor. Şu an Türkiye’de görme ve işitme engeli öğretmen sayısında problem pek yok. Ancak zihinsel engelli öğretmen ihtiyacı hat safhada. Zihinsel engelliler öğretmenliğinden mezun olan adaylarımızın 15 yıllık toplamı, bizim ihtiyaçlarımız hiç artmasa Türkiye’nin ihtiyacını ancak giderebilecek kadar. Açığı kapatmak için 4 yıllık üniversite mezunları veya sınıf öğretmenlerine bir haftalık eğitim vererek işe aldık. Bunlar arasında hiç beklenmeyecek kadar performans yüksekliği gösterenler de “sizin başka öğretmeniniz yok mu” diye şikayet edilenler de oluyor. Bu sene başında bin 200’ü aşan kişiyi eğitime tabi tuttuk. Çok sayıda özel eğitim sınıfı açtık. İstanbul’da dersimize çok çalıştık. Ama henüz bitmiş değil” DESTEK EĞİTİM ODASI ŞART Bütün okul müdürlerime destek eğitim odası kurmalarını tavsiye eden Kuralay, “Okullarında imkan buluyorlarsa destek eğitim odası kursunlar. ‘Ben özel eğitime ihtiyaç duyan çocuğu öncelikle birey olarak kabul ediyorum, okuluma alıyorum, kendine has ihtiyaçlarını biliyor ve destek veriyorum’ desinler. Destek eğitim odasında çocuklara okuma yazma ihtiyacı varsa okuma yazma, matematikse matematik, sınıfta yetişemedikleri konularda destek vermeli“ diyor. MİLLİ EĞİTİM’İN ‘DİL’İ Yabancı misafiri İngilizce bildiği için o karşılıyor Halis Kuralay, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gören gözü olmasa da konuşan ‘dil’i... Yıllarca İngilizce öğretmenliği yapan Kuralay, yabancı misafir karşılanacağı zaman ilk aranan isim. “Misafirler engelli filan değil yanlış anlaşılmasın” diyor Kuralay. Ve anlatmaya devam ediyor: “Yabancı dil biliyorum diye beni arıyorlar. Misafiri havaavalında karşılıyor, oteline kadar uğurluyoruz. Bu cuma Finlandiya’dan gelecek bir ekibi karşılayacağım. Geçenlerde Japonya’dan bir grup misafirimiz oldu. Onlarla okul öncesi eğitimi tartışıyoruz. Bu arada şakalaşıyoruz tabii. Bizim okul müdürlerimizden biri kapıyı açıp bakmış konuşmamızı bölmek istememiş. Benim onlarla konuşmamdan çok etkilenmiş ve “Bizden adam olmaz” deyip ertesi günü bir İngilizce kursuna yazılmış. Yabancı konuklar, kendilerini engelli bir insanın karşılıyor olmasına çok şaşırıyor. Aynı zamanda saygı duyuyorlar.” ENGELLİNİN İMTİHANI DAHA AĞIR İstanbul’a İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olmuşum ama kredi kartı almak istiyorum, banka olmaz diyor. Bu bakış açısı kırılmalı. Halis Kuralay’ın “Hayata Dokunmak” isimli bir kitabı var. Şu an yeni bir kitap üzerinde çalışıyor. Eserin konusu ise manidar: İmtihan ve engelliler. Kuralay neden böyle bir konu seçtiğini şöyle anlatıyor: “Eğitim, sağlık, çevre hepimizin problemi. Engellilerin bir de artı zorlukları var. Görmeyen bir insanın camiye gidişiyle gören bir insanınki bir olmaz. İşitme engelli hayatta Kur’an-ı kerim sesi, ezan sesi duymamış. Bu insanların imtihanları zor. Görme engelliler için kabartma namaz hocası yok hâlâ. Eskiden engelli bir binanın önünde kaldığı zaman ‘engelli olduğu için giremiyor’ denilirdi. Bu tıbbi bir yaklaşım. Şimdi deniliyor ki, ‘bina uygun olmadığı için giremedi’. Bu da sosyal yaklaşım. Bu konuda muazzam bir değişiklik var. Ama yapacak işimiz çok. Bakış açılarını kıramıyoruz mesela. Siz bir işi yapabiliyor musunuz ona bakılmıyor. İnsanlar engelinize takılıyor. Görme engelli öğrencilerimden birisi dünyanın en saygın bilgisayar firmalarının birinde bilgisayar programcısı. Bu çocuk, Türkiye’de hangi firmaya gitse kabul edilmeyecekti. Ben İstanbul gibi bir metropolde İl Milli Eğitim Müdür yardımcısı olmuşum ama bankaya gittiğimde işimi çözemiyorum. Kredi kartı almak istiyorum olmaz deniliyor, kendime bir şey istiyorum şubeye git cevabı alıyorum. Sırf engelli olduğum için böyle davranılıyor.” ÖRNEK PROJELER İzmir ‘engelli’ binaya izin vermeyecek İzmir Büyükşehir Belediyesi, “İzmir Engelleri Kaldırıyor” projesi ile kentteki kamu binaları ile yoğunlukla kullanılan özel sektöre ait binalarda fiziksel ve mimari düzenlemelerin yapılması konusunda öncülük ve koordinasyon rolü üstlenecek. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, İzmir’de yeni yapılacak binalarda, engellilere uygun düzenlemeler şart tutulacak. Ulaşımda engellilerin hayatını kolaylaştıracak proje ve düzenlemeler gerçekleştirilecek. Proje kapsamında engellilerin de yer alacağı bir komisyon oluşturulacak. İzmir’deki engelli envanteri çıkarılarak, yoğun olarak yaşadıkları bölgeler ve bu bölgelerdeki sosyal çevreler belirlenecek. Projeden doğrudan ya da dolaylı olarak engellilerin yanı sıra yaşlılar, hamileler, bebek arabalılar, hastalar, yük taşıyanlar, çocuklar, geçici engeli bulunanlar, iri veya kilolu kişiler, çok kısa boylular, kalp, damar ve kas hastaları da fayda sağlayacak.
Güngör Avcıoğlu Görme engelli köşe yazarı Kütahya’nın Simav ilçesinde oturan 33 yaşındaki görme engelli ve ortaokul mezunu Güngör Avcıoğlu, 3 yerel gazetede köşe yazısı yazıyor. Haftada birer gün Yeni Kütahya gazetesi, Simav’ın Sesi gazetesi ve İlkhaber gazetelerinde köşe yazısı yazan doğuştan görme engelli Avcıoğlu, hedefinin ulusal bir gazetede de köşe yazısı yazmak olduğunu söyledi. Yazılarını konuşan bilgisayar aracılığıyla yazan Avcıoğlu, yazdığı her makalenin ses getirdiğini ifade etti. Güngör Avcıoğlu, “Hissettiklerimi yazıyorum. Ülke gündemini konuşan bilgisayar aracılığıyla internetten takip ediyorum. Yazmaya büyük merakım var. Şimdiye kadar yüzlerce köşe yazısı yazdım” dedi. Hüseyin Efe KÜTAHYA İHA TESYEV İŞBİRLİĞİYLE www.tesyev.org info@tesyev.org BİZE YA­ZIN! Duygularınız, her tür­lü so­ru, istek ve görüş-leriniz için e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­ruz... Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL Tel: 0 212 454 31 75 Faks: 0 212 454 31 00 e-ma­il: engelsizsayfa@tg.com.tr http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=430999

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder