Translate

3 Haziran 2010 Perşembe

TED gereğini yapmalıdır

AKŞAM EGITIM 03 HAZİRAN 2010, PERŞEMBE TED gereğini yapmalıdır Bilimde bir kural vardır ki o kural bilimin olmazsa olmaz kuralıdır. O da 'kanıt'tır. Yani bilimsel bir doğru için kanıtlarınızın güçlü ve herkes tarafından kabul edilebilir olması şarttır. O zaman o bilgi bilimsel bir bilgi olur, aksi takdirde o bilgi kişisel bir bilgi olur ki değeri de hem bilimsel hem de toplumsal anlamda kocaman bir sıfırdır. Şimdi sizi duyuyor gibiyim bu adam neden bahsediyor diye. Ama merak etmeyin felsefe yapma niyetinde değilim. Geçenlerde TED Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Selçuk Pehlivanoğlu'nun geleneksel ve kişisel raporu ortaya çıktı. İlk başta Selçuk Bey'in her yıl ortaya çıkan dönemsel sancısıdır diye düşünüp pek üstünde durmadım. Ama gazeteleri açıp, bu ülkenin en önemli ve büyük eğitim kurumu TED'in paralarını kullanarak rapor hakkında reklam çalışmalarını görünce yazmaya karar verdim. Birincisi raporda yer alan temelsiz ifadelerin TED gibi büyük ve köklü bir kurumun ifadeleri olamaz. Çünkü TED bilime önem veren bir kurumdur oysa raporda hiçbir bilimsel veri yok rapordaki ifadeler Selçuk Bey'in kişisel ifadeleri olduğu açık, Selçuk Bey'in amacının ne olduğunu bilmiyorum kendisine sormak lazım. Ne diyor Selçuk Bey'in raporu; 'Üniversite giriş sistemi 7 kez, liseye geçiş sistemi 5 kez değişti. Değişmeyen tek şey toplumun ruh sağlığının bozulması.' Üniversite giriş sistemi 1976, 1981, 1999, 2010 yılında değişti. Bu da dört kez eder. Selçuk Bey daha önceki raporlarında da üniversiteye girişte sınav olan tek ülkenin Türkiye olduğunu söylemişti. O da yanlıştı. Bu da yanlış. Kaldı ki 40 yılda sınav sisteminin değişmesi gayet doğaldır. Ne diyor Selçuk Bey'in raporu '1.115.471 çocuk etüt merkezine, 3 milyon çocuk dershanelere gidiyor, 377 bin çocuk özel ders alıyor.' Külliyen yanlış. MEB her yıl dershaneye giden öğrenci sayısını açıklıyor. Bu sayı bu yıl 1.442 bin Selçuk Bey uçmuş, Selçuk Bey 3 milyonu nasıl ve nereden çıkarıyor açıklasa da biz de bilsek. 377 bin çocuk özel ders alıyor diyor. Herhalde tek tek saymış olsa gerek. Selçuk Bey kimin özel ders aldığını nereden biliyorsunuz. Bu rakamın kafadan atıldığı gayet net ve açık. Çünkü bunu bilmek mümkün değil sizin söylediğiniz rakam zaten komik bir rakam. Ne diyor Selçuk Bey'in raporu ' üniversitelere 8,7 milyar, ilköğretim okullarına 16,7 milyar, sınav hazırlığına ise 16,7 milyar lira harcıyoruz.' Selçuk Bey, üniversiteler için söylediğiniz rakam yanlış çünkü bu rakam sadece devlet üniversiteleri için geçerli ama vakıf üniversitelerini de eklerseniz ki sayıları 55 oldu. Devlet ve vakıf toplam bütçesi 15 milyar liradır. İlköğretim için harcanan bütçe doğru, ama sınav hazırlık için harcanan para tamamen hayal ürünü bir rakamdır. Dershanelerin toplam 1.5 milyar cirosu var ki bu ciro ile 100 bin kişi çalıştırıp, 150 bin öğrenciyi de burslu okutmak gibi bir iş yapıyorlar. Kaldı ki keşke biz eğitime bu kadar para harcasak neler olurdu neler. Burada bir de önerim var. Selçuk Bey bence siz o lüks makam aracınızı kullanmayın, maaşınızda bir öğretmenin maaşının 5-6 katı, siz makam aracını kullanmaz ve maaşınızı düşürürseniz en az 50 fakir çocuk okuma şansı yakalar. Ne diyor Selçuk Bey'in raporu ' öğrencilerin %50'si sınavlarda yer almayan derslerin gereksiz olduğunu ve bu derslerden test çözülmesi gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden okullar dershaneye dönüyor.' Selçuk Bey dershaneler bu ülkenin düşmanı değildir. Dershaneler sayesinde her yıl 150 bine yakın öğrenci burslu ve destek alarak bir üst kuruma hazırlanmaktadır. Okullarda görev yapan öğretmenlerimiz resim, müzik ve beden eğitimi başta olmak üzere görevlerini eksiksiz yapmaktadır. Siz bu öğretmenlerimizi zan altına alma hakkını nereden buluyorsunuz. Son olarak şu cümleyi kullanıyor Selçuk Bey'in raporu ' onlar bizim çocuklarımız yaşamak onlarında hakkı' Selçuk Bey isterseniz okulları kapatalım, çocuklar hiç yorulmasınlar gaytet de mutlu olurlar. Ama daha önce burada bir yazımda demiştim ki Çinli eğitimcilerin bir sözü var 'Ya çocuklarımızı eğitir kendi kendimizi yönetiriz ya da birileri bizi yönetir.' Biz Kurtuluş Savaşı'nda yaşam benim hakkım demeyen ve kendini feda eden bir milletiz. Rahatımızı ülkemiz için feda ederiz Selçuk Bey. TED gibi büyük ve önemli bir kurumun bu raporda belirtilen ifadelere katılmadığını çok iyi biliyorum. Çünkü yaşamını ülkemiz çocuklarının eğitimine adamış binlerce eğitimcinin emeğiyle kurulan TED'in bu kadar temelsiz bir rapora imza atması mümkün değildir. O zaman kamuoyunun beklentisi TED Yönetim Kurulu'nun ülkemizin eğitimcilerini bu kadar yanlış bilgilerle suçlu konumuna düşüren rapor hakkında gereğini yapmasıdır. Turgay Polat http://www.aksam.com.tr/2010/06/03/haber/egitim/749/ted_geregini_yapmalidir.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder