Translate

27 Mayıs 2010 Perşembe

Erentepe'de velileri korku sardı

Erentepe'de velileri korku sardı Muş'un Bulanık ilçesine bağlı Erentepe beldesinde Alparslan 1 Barajı'nın yükselmesi, Fatih İlköğretim Okulu'nda eğitim öğretim gören öğrencilerin velilerini tedirgin ediyor. Yaklaşık 2 yıl önce su tutmaya başlayan Alparslan 1 Barajı gölü altında kalacak olan Erentepe beldesinin 3 derslikli 270 öğrencili Fatih İlköğretim Okulu'nda öğrenciler korkudan okula gidemiyor. 270 öğrencinin eğitim gördüğü okulda 40 öğrenci eğitime devam ediyor. Okulun aniden su altında kalacağını ifade eden veliler, mahalleye yeni okul yapılmasını istiyor. Fatih Mahallesi'nin mağdur olduğunu kaydeden Mahalle Muhtarı Ahmet Durmuş, DSİ'nin uyarısından bir gün sona mahallenin su altında kaldığını belirtti. Suların yükselmesi nedeniyle mahallenin su altında kaldığını dile getiren Ahmet Durmuş, okulun da su altında kalacağını söyleyerek; "Mahallemizde veliler çocuklarını okula göndermiyor. 270 öğrencinin eğitim gördüğü okulumuz da su altında kalacak. Veliler okulun aniden su altında kalmasından korkuyor. 270 öğrencimizin olduğu okula 40 öğrenci devam ediyor" dedi. Çocuklarını okula göndermeye korktuklarını söyleyen veliler ise; "Biz mahallemize yeni okul yapılmasını istiyoruz. Suyun yükselmesinden endişe ediyoruz. Okul her an su altında kalabilir. Mahalleyi tahliye ettik ama okul henüz tahliye edilmedi" diye konuştular. Okulun su altında kalmayacağını vurgulayan Milli Eğitim Müdürü İlhami Bayraktar da; "Erentepe beldemizdeki Fatih İlköğretim Okulu'yla ilgili DSİ yetkilileriyle defalarca görüştük ve okulun su altında kalmayacaklarını söylüyorlar. Şayet okul su altında kalsa bile beldemiz 24 derslikli yatılı ilköğretim bölge okulumuz var. Öğrencilerimizi orada devam ettireceğiz. Ama söylediğim gibi okul su altında kalmayacak. Velilerimizin endişesi yersizdir. Çocuklarını okula göndermelerini istiyoruz. Eğer korkuyorlarsa çocukları YİBO'ya alalım. Şayet devamsızlıkları devam ederse o zaman işlem yaparız" şeklinde konuştu. ( Önce Vatan Gazetesi ) - 26/05/2010 http://www.oncevatan.com.tr/haberv.asp?HaberNo=3-6179

Okula asılan grev kararına para cezası

Okula asılan grev kararına para cezası Türk-İş, DİSK, Kamu-Sen ve KESK'in çalışma yaşamındaki sorunlar ve Tekel işçilerinin durumuna dikkat çekmek amacıyla kararlaştırdığı iş bırakma eylemi kapsamında Adana'da bir ilköğretim okuluna "Bu işyerinde grev var" kararı asıldı. Polis, Kabahatler Kanunu'na göre grev kararını asanlara 143 lira para ceza kesileceğini bildirdi Türkiye genelindeki eylem kapsamında Eğitim-Sen Adana Şubesi üyeleri de bir ilköğretim okuluna grev kararı astı. Şube Başkanı Güven Boğa ve sendika üyeleri, İsmet İnönü İlköğretim Okulu önüne gelerek, "Bu işyerinde grev var" yazılı pankartı asmak istedi. Adana Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'nde görevli bir polis, Boğa'yı "Buraya bunu asmanız yasal değil. Bunu asarsanız 143 lira para cezası alırsınız" diyerek uyardı. Boğa ise, Türkiye'de yasaların grev hakkı vermediğini ancak uluslar arası sözleşmelerin kendilerine grev hakkı tanıdığını, bu hakkı kullanarak okul bahçesine grev kararı asacaklarını belirterek, polisin uygulamasının keyfi olduğunu söyledi. Boğa ve arkadaşları, daha sonra okulun bahçe duvarına grev kararını astı. Güven Boğa ardından yaptığı açıklamada, sendikaların almış olduğu 1 gün iş bırakma eylemi kapsamında ilk kez bir okula "Bu işyerinde grev var" pankartı astıklarını söyledi. Konuşmanın ardından sendika üyeleri sessizce dağıldı. Ancak polisin grev kararını indirmemesi için 3 kadın öğretmen grev kararının önünde nöbet tutmaya başladı. Yetkililer, Kabahatler Kanunu'na göre grev kararını astıran Güven Boğa'ya 143 lira para cezası kesileceğini bildirdi. ( Önce Vatan Gazetesi ) - 26/05/2010 http://www.oncevatan.com.tr/haberv.asp?HaberNo=36180

Kızı icra yoluyla alındı

Kızı icra yoluyla alındı Mersin'in Tarsus ilçesinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrılmaya karar veren çiftin çocuklarını avukat baba alınca anne perişan oldu. Kocasının oğlunun ardından 7 yaşındaki kızını da icra yoluyla kendisinden aldığını ileri süren Zeynep Ekmekçi, kendisine gösterilmeyen evlatları için gözyaşı döküyor. 13 yıl önce evlenen ancak 2 yıl önce boşanmaya karar veren Zeynep (32) ve Mehmet Habib Ekmekçi (38) çiftinin mal ve çocuk paylaşımı da dağılan yuva kadar dramatik oldu. Ferit Yağız (12) ve Ceren Asu (7) adlı iki çocukları olan çift, evliliklerinin 11. yılında anlaşamayınca avukat Mehmet Habip Ekmekçi eşinden boşanmaya karar verdi. Bunun üzerine Zeynep Ekmekçi, iki çocuğunu da alarak ailesinin Erzurum'daki evine döndü. Mehmet Habip Ekmekçi de Tarsus Aile Mahkemesi'ne boşanma davası açtı. 2009 yılında açılan davanın ardından Ferit Yağız babasının yanında kalmak istediği için yeniden Tarsus'a dönerken, Ceren Asu küçük olduğu için annesinin yanında kaldı. Ancak baba Ekmekçi, kızı ve eşinin üzerine olan araç ve arsayı alabilmek için mahkemeye ihtiyati tedbir kararı koydurdu. Zeynep Ekmekçi Erzurum'da köyde olduğu için mahkeme günleri ve kararları tebliğ edilmedi. Ayrıca baba mahkemede, kızının okul çağına geldiğini ve astım hastası olduğunu, buna rağmen hem okula gönderilmediğini hem de hastalığının tedavi edilmediğini belirterek kızına da ihtiyati tedbir kararı koydurmak istedi. Mahkeme heyeti, küçük kızın icra yoluyla annesinden alınmasına karar verdi. 7 yaşındaki Ceren Asu annesinden icra yoluyla alınırken, anne hukuk mücadelesi başlattı. Zeynep Ekmekçi, Adalet Bakanlığı'na bir mektup yazarak yardım istedi. 1.5 yıldır çocuklarını göremediğini anlatan gözü yaşlı anne, Erzurum'dan Tarsus'a 800 kilometre yolu çocuğunu görmeye geldiğini belirterek, "Eşim iki çocuğumu da benden aldı. Kızımın okula gitmediğini belirterek, benden kızımı icra yoluyla aldı. Ancak kızım anaokuluna gidiyor, belgesi de var. Yağmurcuk İlköğretim Okulu'ndan belge aldım. Ama eşim belge almadan mahkeme karar vermiş. Bu nasıl oluyor ben anlamıyorum. Kızımı görmeye geldim ama onu görmeden gidiyorum" dedi. Eşinin avukat olduğunu ve çok yoğun olduğunu anlatan Ekmekçi, "Eşimin kızıma zaman ayırıp bakması imkansız. 7 yaşındaki kızımın bana ihtiyacı var. Küçücük kız annesiz ne yapabilir. Ben çocuklarımı görmek istiyorum. Arabadan, arsadan vazgeçtim. Tek isteğim çocuklarımı görebilmek" diye konuştu. ( Önce Vatan Gazetesi ) - 27/05/2010 http://www.oncevatan.com.tr/haberv.asp?HaberNo=36202

TEB, 1.200 öğrenciye iş bulacak

TEB, 1.200 öğrenciye iş bulacak 12:27 27 Mayıs 2010 Türk Ekonomi Bankası (TEB) ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin, sanayinin ihtiyacı olan nitelikli insan gücünün istihdamına destek olmak için ortak protokol imzaladığı bildirildi. TEB’den yapılan açıklamada, imzalanan protokol kapsamında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi öğrencilerinin, TEB’in müşterisi olan KOBİ’lerde iş bulacakları belirtildi. Bu çerçevede TEB’in, KOBİ Danışmaları aracılığı ile bu yıl yaklaşık bin 200 öğrencinin işe yerleştirilmesini hedeflediği bildirildi. İmzalanan protokolden, TOBB Üniversitesi’nde okuyan Fen Edebiyat Fakültesine bağlı Türk Dili, Tarih, Matematik, İktisadi İdari Bilimler Fakültesine bağlı İktisat, İşletme, Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Girişimcilik, Mühendislik Fakültesine bağlı Makine, Endüstri, Bilgisayar ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Güzel Sanatlar Fakültesine bağlı Sanat ve Tasarım Bölümü altında Endüstri Ürünleri Tasarımı, Görsel İletişim Tasarımı, Moda Tasarımı, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı ile Hukuk Fakültesi lisans programlarına kayıtlı öğrenciler yararlanabilecek. Bu öğrenciler, eğitimlerini belirli sürelerde TEB müşterisi KOBİ’lerde mesleki uygulama ile geçirecekler. İmzalanan protokol çerçevesinde TEB’in, KOBİ danışmanları aracılığı ile bu yıl yaklaşık bin 200 öğrencinin işe yerleştirmesini hedeflediği belirtildi. http://www.milliyet.com.tr/teb-1-200-ogrenciye-is-bulacak/ekonomi/sondakika/27.05.2010/1243303/default.htm

Kura heyecanı

Kura heyecanı
Galatasaray İlköğretim Okulu'nda okumak için ön kayıt yaptıran 4 bin 2 öğrenciden 50'si çekilen kura ile okumaya hak kazandı. 10:41 24 Mayıs 2010 Galatasaray Lisesi bahçesinde, okul yönetimi ve noter huzurunda yapılan çekilişte 50 aile sevinç gözyaşlarına boğuldu. Kura sonucunda okumaya hak kazanan Efe Yıldırım'ın babası Cem Yıldırım, “Özel Darüşşafaka Lisesi mezunuyum. Öğrencilik yıllarımda burayı çok beğeniyordum. Oğlumun burada okumasını istedim ve ne güzel bir kısmet ki kazandık” dedi. Galatasaray İlköğretim Okulu’nda eğitim görmek için ön kayıt yaptıran 4 bin 2 çocuktan 50'si kurayla belirlendi. Galatasaray Lisesi mezunu tiyatrocu Tarık Pabuççuoğlu'nun sunduğu kura çekiminde Galatasaray Lisesi'nin bahçesini dolduran aileler, kura çekimini dikkatle takip etti. Çekiliş sonucunda çocuklarının numarası okunan anne babalar sevinç çığlıkları atarken, kazanamayan öğrenciler ise gözyaşlarına boğuldu. Kura çekiminde okumaya hak kazanan öğrencilerden Gizem Maviengin'in annesi Özlem Maviengin gözyaşlarını tutamadı. Özlem Maviengin, “Kızımın burada okumasını çok istiyorduk. Bu kadar kişi arasından kurada çıkmamız bizi gerçekten mutlu etti” dedi. Kurada kayıt numarası okunmayan Ceyda Gürlen, babası Turgut Gürlen'in kucağında gözyaşlarını boğuldu. Turgut Gürlen, “Kısmet olmadı. Kızımın burada okumasını çok istemiştik” diye konuştu. Ailelerden ön kayıt için alınan 500 liranın Galatasaray Eğitim Vakfı'na bağış olarak verildiği belirtildi. http://egitim.milliyet.com.tr/kura-heyecani/ilkogretim/haberdetay/04.06.2009/1241880/default.htm

Eğitim, Türkiye'nin önceliği...

Eğitim, Türkiye'nin önceliği... Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin en büyük önceliğinin her zaman eğitim olduğunu belirterek, "Son yıllarda bu önceliğe yaraşır bir şekilde kaynak aktarılmıştır" dedi. 10:52 24 Mayıs 2010 Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 11 kentte lise çağındaki öğrencilere rol modeller oluşturmak amacıyla Batman Valiliği ve Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen "İdeallerimizdeki Yarınlar" kompozisyon yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi. Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde düzenlenen törende konuşan Şimşek, Batman’da kompozisyon yazan öğrencilerin kendisini rol model olarak seçtiği için çok duygulandığını belirtti. Rol modellerin hepsinin Türkiye’nin zenginliğini, güzelliğini, azmini ve çalışkanlığını yansıttığını ifade eden Şimşek, rol modellerin çok zor şartlar içerisinde bu başarıları elde ettiğini kaydetti. Gençlerin, azimli ve disiplinli bir şekilde çalıştıkları takdirde çok daha büyük başarılar elde edeceklerine inandığını vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu: "Güzel ülkemizin çok değerli varlıkları var. Türkiye’nin en büyük zenginliği beşeri sermayesidir, petrol kuyuları değildir, yoktur çok fazla. Dolayısıyla bu beşeri sermayemize, hükümet olarak çok büyük yatırımlarda bulunduk. Türkiye’nin en büyük önceliği her zaman eğitim olmuştur. Son yıllarda bu önceliğe yaraşır bir şekilde, kaynak aktarılmıştır. İnşallah önümüzdeki yıllarda eğitime yatırılan imkanlar, kaynaklar Türkiye’ye çok büyük bir getiri olarak dönecektir. Türkiye’yi hak ettiği çok daha iyi noktalara götürmede büyük katkısı olacaktır. Hükümet olarak çocuklarımızın çok iyi eğitilmesi için, bütün imkanları seferber ettik, bundan sonra da edeceğiz. Çok güzel yarınlar hepimizi bekliyor." AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu da, geleceğin teminatı olan gençlerle gurur duyduklarını, yarını teslim alacak olan gençlerin çok iyi yetişmesi gerektiğini dile getirdi. Eğitim, Türkiye'nin önceliği... Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin en büyük önceliğinin her zaman eğitim olduğunu belirterek, "Son yıllarda bu önceliğe yaraşır bir şekilde kaynak aktarılmıştır" dedi. 10:52 24 Mayıs 2010 Yorum yaz Arkadaşına gönderSitene ekleSayfayı yazdırRSSAA+- Her şeyin başının eğitim olduğunu kaydeden Aksu, "Bunun bilincinde olan hükümetimiz, eğitime gerçekten çok önem verdi. Cumhuriyet tarihinde ilk defa eğitim bütçesine ayrılan ödenek, bütün bütçelerin önüne geçti. Hüseyin Çelik kardeşim Milli Eğitim Bakanı olarak bu ülkeye çok güzel hizmetler kazandırdı. Kendisini bir kez daha tebrik ediyorum. Sosyal Destek Programı (SODES) da iktidarımızın uygulamaya koyduğu çok önemli bir proje. Batman Valiliği de bu programdan yararlanmış. Bu program kapsamında bu yarışmayı uygulayan Batman Valisine ve Bahçeşehir Üniversitesine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de, ümit sahibi olanlar için geleceğin vaatler ve imkanlarla dolu olduğunu kaydederek, "Bu nedenle gençlerin ruhlarına karamsarlığın gölgesi düşmesin. Geleceğimizin parlak ve aydınlık olmasını diliyorum" dedi. -YARIŞMA- 11 şehirde bulunan özel ve devlete ait liselerdeki öğrenciler arasındagerçekleştirilen yarışma, kariyer seçme, geleceğine yön verme aşamasında olan lise çağındaki gençlere rol modeller oluşturmak ve farklı vizyon vermek amacıyla düzenlendi. Yarışma; Batman, Bitlis, Bingöl, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’da gerçekleştirildi. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatınca da desteklenen yarışmada, bölgeden gelen en iyi ilk 110 eser ile yine bölgeden çıkmış, yaşamı ve iş hayatındaki başarılarıyla gençlere örnek olacak iş adamı, devlet adamı, sanatçı, siyasetçi ve bilim adamlarından oluşan 11 kişinin hayatı, kendileriyle yapılacak röportajlarla birlikte "Yüz On İdeal, On Bir Gerçek Hayat" adıyla kitap haline getirilecek. Yarışma kapsamında Batman’ı Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Mardin’i iş adamı Zeynel Abidin Erdem, Van’ı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Bingöl’ü şarkıcı Mahsun Kırmızıgül, Şanlıurfa’yı öğretim üyesi Prof. Dr. Servet Bakırcı, Bitlis’i iş adamı Ahmet Eren, Şırnak’ı eski bakanlardan Prof. Dr. Salih Yıldırım, Siirt’i iş adamı Nihat Özdemir, Diyarbakır’ı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, Hakkari’yi sanatçı Yılmaz Erdoğan ve Muş’u Devlet Bakanı Zafer Çağlayan rol model olarak temsil ediyor. Törende Türkiye, dünya, eğitim, çevre, kültür, sanat, sevgi, inanç, meslek, gençlik gibi konularda gençlerin nasıl bir gelecek hayal ettiklerini anlattığı yarışmada, her ilin birincilerinden oluşan ilk 11 öğrenciye Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel tarafından üniversite bursu verildi. Ayrıca, dereceye giren ilk 110 öğrenciye Batman Valiliğince diz üstü bilgisayar, sonraki 55 öğrenciye video kamera ve son 55 öğrenciye de fotoğraf makinesi hediye edildi. http://egitim.milliyet.com.tr/

Burs Bahçesi

Burs Bahçesi Dar gelirli üniversite öğrencilerine maddi katkı sağlamak amacıyla kurulan 'Burs Bahçesi'nden elde edilen gelir, geçen yıla göre iki kat arttı. 11:10 25 Mayıs 2010 Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Bucak köyünde, dar gelirli üniversite öğrencilerine maddi katkı sağlamak amacıyla 5 yıl önce çok programlı lisenin atıl durumdaki 20 dönümlük arazisine kurulan "Burs Bahçesi"nden elde edilen gelirin, geçen yıla göre iki kat artarak 8 bin TL’ye ulaştığı bildirildi. Lise Müdürü Ruhşi Gül, yaptığı açıklamada, öğretmenler ve Okul Aile Birliği üyeleriyle 2005 yılında aldıkları ortak kararla, okulun atıl durumdaki 20 dönümlük arazisini, zeytin ve meyve bahçesine dönüştürmeye başladıklarını söyledi. Bahçeye ilk etapta 200 kayısı fidanı diktiklerini, bu sayıyı zeytin ve harnup fidanı da dikerek 2 bin 400’e çıkardıklarını belirten Gül, bahçenin oluşturulduğu üçüncü yılda bin 500 TL, geçen yıl ise 4 bin TL gelir elde ettiklerini ifade etti. Gül, şu an sadece kayısıdan ürün alabildiklerini belirterek, "Bu ürünün satışından elde ettiğimiz gelir de, geçen yıla göre 2 kat artarak bu yıl 8 bin TL’ye ulaştı. Geçen yıl elde ettiğimiz 4 bin TL ile okulumuzdan mezun olup üniversitede okuyan ihtiyaç sahibi 10 öğrencimize ayda 50’şer TL tutarında burs aktardık. Gelecek dönem de bu yılki hasatla birlikte burs sağladığımız öğrenci sayısını 20’ye çıkaracağız" dedi. -4 YIL SONRA 60 BİN TL- Gül, bursun devamlılığını sağlamak amacıyla bahçedeki ağaç çeşitliğini de buna göre artırdıklarını ifade ederek şöyle konuştu: "Şu an bahçede 700 kayısı ağacının yanı sıra bin 400 adet zeytin ve 300 tane de keçi boynuzu fidanı var. Önümüzdeki birkaç yıl içinde zeytin ve harnuptan da ürün almaya başlayınca gelirimiz daha da artacak. 4 yıl sonra bahçeden 60 bin TL burs geliri sağlamayı hedefliyoruz. Bu sayede tatmin edici bir burs ücretine ve daha çok sayıda öğrenci hedefine ulaşmış olacağız. Dar gelirli üniversite öğrencilerinin yararına yaptığımız bu çalışmanın örnek oluşturmasını diliyoruz." Bahçenin su ihtiyacının okul bahçesindeki su kuyusu ile damlama sulama yöntemiyle karşılandığını, bakımının ise öğretmen ve öğrencilerin üstlendiğini belirten Gül, projeyi hayata geçirme aşamasında karşılaştıkları zorlukları, sevgi, umut ve azimle aştıklarını bildirdi. Gül, gübreleme ve ilaçlama dahil tüm giderleri kişisel imkanlar ve bağışlarla karşıladıklarını, böylece elde edilen gelirin tamamının öğrencilerin yararına kullanıldığını kaydetti. Lisede eğitimini sürdüren dar gelirli öğrenciler de üniversite yaşantılarında maddi yüklerini hafifletecek bir desteğin olduğunu bilmenin kendilerini psikolojik olarak rahatlattığını, bahçede çalışarak geleceklerini kendi elleriyle hazırladıklarını söylediler. Bahçedeki kayısıyı 2 yıldır satın alarak tüketiciye ulaştıran tüccar Cengiz Büyükçe de, hasadı yapılan ürünün yurt içi ve yurt dışında aranılan özellikte olduğunu bildirdi. http://egitim.milliyet.com.tr/burs-bahcesi/universite/haberdetay/04.06.2009/1242366/default.htm

2 yaşında, sigara içmeden duramıyor!

2 yaşında, sigara içmeden duramıyor! Endonezya'da babası tarafından 6 ay önce sigara içirilen 2 yaşındaki Ardi Rizal, sigarayı elinden düşürmez oldu. 11:18 27 Mayıs 2010 Dünyayı şaşırtan ve RTL 2 kanalında da ekrana getirilen minik tiryaki Endonezya'da Sumatra adasının güneyindeki balıkçı köyü Musi Banyuasin'de yaşıyor. Muhammed Rizal, oğlu Ardi'ye 18 aylıkken sigara içirmeye başladığını, oldukça sağlıklı göründüğünü, ona sigara verilmediği zaman öfke nöbeti geçirdiğini söyledi. Dünyanın belki de en küçük tiryakisi olan Ardi Rizal'ın yanı sıra Endonezya Devlet İstatistik Kurumu 3- 15 yaşındaki çocukların yüzde 25'inin sigarayı denediğini, yüzde 3.2'sinin aktif içici olduğunu bildirdi. Açıklamalara göre 9 yaşındaki çocukların yüzde 5'inde sigara içme oranı 2001'de yüzde 0.4 iken 2004'te yüzde 2.8'e yükseldi. http://www.milliyet.com.tr/2-yasinda-sigara-icmeden-duramiyor-/yasam/sondakika/27.05.2010/1243261/default.htm

Bebek, park cezasıyla doğdu

Bebek, park cezasıyla doğdu ABD'nin New York kentinde annesinin doğum sancıları tutması üzerine hastaneye yetiştirilemeden sokakta dünyaya gelen bebek, babasının park cezası yemesine neden oldu. AA New York- Daily News gazetesinin haberine göre, Orlando Caceres, hamile eşi Johanna Melo'yu hastaneye yetiştirmek için aracıyla yola çıktı. Ancak anne adayı arabanın arka koltuğunda Miah'ı dünyaya getirdi. ''Doğum yerine'' çağrılan hemşirelerin sokakta göbek bağını kesmesinin ardından anne ile bebek ve şaşkına dönmüş baba hastaneye gitti. Daily News'un haberinde, hastaneden çıkan genç babanın aracını park yasağı olan yerde bıraktığından dolayı 35 dolarlık cezayı görünce şaşkınlığının iyice arttığı belirtilerek, Orlando Caceres'in cezaya itiraz eedeceği bildirildi. 26 Mayıs 2010 http://www.cumhuriyet.com.tr/?kn=8&hn=143452

12 yaşında 'yaşlılıktan' öldü...

12 yaşında 'yaşlılıktan' öldü... 12 yaşında 'yaşlılıktan' öldü... 27 Mayıs 2010 Perşembe Henüz 12 yaşında ufak bir çocuktu. Ama yaşlılık nedeniyle hayata veda etti! Muğla Ortaca’da 12 yaşındaki Mehmet Ali, 8 milyonda bir rastlanan yaşlılık hastalığı nedeniyle hayata henüz çocukken gözlerini yumdu Muğla Ortaca’da henüz 5 yaşında iken, milyonda bir görülen ve genetik bir hastalık olan ’progeria’ teşhisi konulan Mehmet Ali Şahin, anne- babasının ayrılıp başkalarıyla evlenmesinin ardından, anneannesi Fennur Şarlak ve dedesi Mehmet Ali Şarlak ile yaşamaya başladı. Tedavisi bulunamayan hastalık nedeniyle zor günler geçiren, 5 yıl önce çeşitli yardım kuruluşları ve hayırseverlerin desteğiyle gönderildiği Almanya’dan da umutsuz bir şekilde dönen Mehmet Ali, önceki gün kaldırıldığı İzmir Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde dün kalp ve damar hastalıklarına bağlı olarak öldü. Henüz 12 yaşında olmasına rağmen, 100 yaşındaki insanlar gibi derisi buruşup kemikleri kırılganlaşan ve saçları dökülen 90 santim boyunda ve 15 kilogram ağırlığındaki Mehmet Ali’nin, kalp ve damar gibi yaşlılığa bağlı hastalıklardan yaşamını yitirmesi üzüntü yarattı http://www.bugun.com.tr/haber-detay/103628-12-yasinda-yasliliktan-oldu-haberi.aspx

Yardım için koştu, ölen oğlu çıktı

Yardım için koştu, ölen oğlu çıktı 26 Mayıs 2010 Çarşamba Kazaya yardım etmek için giden adam, gördükleri karşısında yıkıldı... Konya'da meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden iki çocuktan biri olan 5 yaşındaki Enes'in babası Hüseyin Avcı'nın kazanın hemen ardından yardım için olay yerine koştuğunda yerde yatanın oğlu olduğunu gördüğü öğrenildi. Fatih U. idaresindeki 42 SR 761 plakalı otomobilin dün merkez Selçuklu ilçesi Barış Caddesi'nde yolun karşısına geçmek isterken çarparak ölümüne neden olduğu iki çocuktan biri olan Enes Avcı (5) Üçler Mezarlığı'nda toprağa verildi. Arkadaşı Yusuf İnanç İlkan'ın (6) cenazesi ise toprağa verilmek üzere memleketi Balıkesir'e götürüldü. YARDIM İÇİN KOŞTU, OĞLUNU GÖRDÜ Hüseyin Avcı (56), gazetecilere yaptığı açıklamada, biri 13, diğeri 5 yaşında olmak üzere iki çocuğu olduğunu söyledi. Eşi Hikmet Avcı ile (52) dün meydana gelen olaydan birkaç saat önce markete gitmek için evden ayrıldıklarını belirten Avcı, ''Oğlum Enes ile çok sevdiği arkadaşı Yusuf evin önünde oynuyordu. Biz alışveriş sonrası eve dönerken bir aracın fren sesini ve vatandaşların bağrışlarını duyduk. Daha sonra hemen yardım için olay yerine koştum. Bir baktım yerde yatan oğlum ve arkadaşıydı'' dedi. Gördükleri karşısında şaşkına döndüğünü ifade eden Avcı, şunları kaydetti: ''Hemen oğlumu kucağıma aldım. Baktım kalbi atmıyordu. Arkadaşına baktım. O da ölmüştü. Ne yapacağımı bilemez duruma gelmiştim. Yolun karşısına el ele tutuşarak geçmeye çalışmışlar. Ancak... Böyle bir acıya yürek dayanmaz. Oğlum ve çok sevdiği arkadaşı el ele ölüme gitmişler. İleri yaşlarda bana bir kez daha babalık duygusunu tattıran oğlum artık aramızda yok.'' Öte yandan Yusuf İnanç İlkan'ın askeri personel olan babası İbrahim İlkan'ın tayininin Erzurum'a çıktığı, İlkan ailesinin kısa bir süre önce evden ayrılmak için eşyalarını topladığı öğrenildi. http://www.bugun.com.tr/haber-detay/103564-yardim-icin-kostu-olen-haberi.aspx

Öğretmen adaylarına müjde!

Öğretmen adaylarına müjde! 26 Mayıs 2010 Çarşamba Milli Eğitim Bakanlığının, 2010 yılı içinde 25 bin öğretmen atamasını öngören yasa tasarısı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a eklenen ek madde, boş bulunan 25 bin öğretmen kadrosuna 2010 yılı içinde atama yapılmasını öngörüyor. http://www.bugun.com.tr/haber-detay/103578-ogretmen-adaylarina-mujde-haberi.aspx

SBS başvurusunda yeni dönem

SBS başvurusunda yeni dönem 27 Mayıs 2010 Perşembe MEB, Seviye Belirleme Sınavları'na başvuramayan 583 bin öğrenci için yeniden fırsat tanıdı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), çeşitli nedenlerle Seviye Belirleme Sınavları'na (SBS) başvuramayan 583 bin öğrenci için yeniden fırsat tanıdı. SBS başvuruları için 8-26 Mart 2010 tarihleri arasında öğrencilere süre tanınmış, daha sonra taleplerin yoğunluğu gerekçesiyle 5-9 Nisan arasında ek süre verilmişti. MEB yetkililerinden alınan bilgiye göre, 6, 7 ve 8. sınıflara yönelik SBS için çeşitli nedenlerle başvuramayan toplam 583 bin aday tespit edildi. Çeşitli nedenlerle başvuramayan bu adayların, sınav ücretini yatırmaları koşuluyla başvuru yapabilmeleri kararı alındı. Adaylar, bugünden itibaren sınavın yapılacağı tarihten iki gün öncesine kadar başvuru yapabilecekler. Başvurmak isteyen adaylar, MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ile internet sitesinde yer alan telefonlar aracılığıyla veya dilekçeyle irtibat kuracak. İlgili birimler, başvurmak isteyen adaya banka hesap numarası verecek ve adaylar sınav ücreti olan 10 TL'yi yatırarak, sınava başvurmuş sayılacak. Sınav ücretini ödeyen adayların isimleri ve sınava girecekleri yedek salonlar il milli eğitim müdürlüklerine bildirilecek. Adaylar sınava nerede gireceklerini il milli eğitim müdürlüklerinden öğrenebilecekler. Adayların sınava girebilmeleri için yanlarında resmi onaylı bir kimlik belgelerini bulundurmaları yeterli olacak. -SINAVA BAŞVURU SAYILARI- 2010-SBS için 6. sınıf öğrencilerinden yaklaşık 1 milyon 80 bin, 7. sınıf öğrencilerinden 1 milyon 60 bin, 8. sınıf öğrencilerinden de 1 milyon 15 bin aday başvurmuştu. Sınav, tüm il merkezleri ile başvuru sayısına göre gerekli görülen bazı ilçe merkezlerinde, yurtdışında ise Lefkoşa, Trablusgarp, Riyad, Medine, Cidde, Tebük, Kuveyt, Aşgabat, Taşkent, Bakü ve Bişkek'te gerçekleştirilecek. İlköğretim 8. sınıfların sınavı 5 Haziran 2010 Cumartesi günü yapılacak. Sınavda 100 soru yöneltilecek ve sınav tek oturumda 120 dakika sürecek. 7. sınıfların sınavı 6 Haziran 2010 Pazar günü gerçekleştirilecek ve 90 soru sorulacak. Toplam 100 dakika sürecek sınav tek oturumda yapılacak. 6. sınıfların sınavı da 12 Haziran 2010 Cumartesi günü düzenlenecek. 80 sorunun yer alacağı sınav 90 dakika sürecek ve tek oturumda uygulanacak. SBS tüm sınav yerlerinde Türkiye saatiyle 10.00'da başlayacak. Kimlik kontrolleri ve salonlara yerleştirmenin zamanında yapılabilmesi için öğrencilerin en geç saat 09.30'da sınav yerlerinde hazır bulunmaları isteniyor. http://www.bugun.com.tr/haber-detay/103644-sbs-basvurusunda-yeni-donem-haberi.aspx

Matematik kursu yerine Kandil'e

AKŞAM GUNCEL 27 MAYIS 2010, PERŞEMBE Matematik kursu yerine Kandil'e Dilan yakalandığında, kafasındaki korkunç plan Türkiye'yi dehşete düşürmüştü. O, İstanbul Emniyeti'ni havaya uçurmayı hedefliyordu... Peki 19 yaşında bir genç kız, nasıl vicdansız bir teröriste dönüşmüştü? Matematik eğitimi almak isterken kendini Kandil'de bulan Dilan'ın öyküsü hayli dramatik... İstanbul Taksim, 33 yıl aradan sonra 1 Mayıs'a ev sahipliği yapıyordu... Sendikalar, gençler, toplumun farklı renkleri bayram coşkusunu yaşarken, İstanbul polisi adım adım takipteydi. Gözaltında tutulan, Kandil'de 45 gün bomba eğitimi verilip İstanbul'a gönderilen 19 yaşındaki Dilan'dı, Büyük-Berçem-Dilo kod adlı terörist. Terörle Mücadele ekipleri, örgütün 'Bugün İstanbul polisi 1 Mayıs kutlamalarında. Keşfe gidebilirsin' talimatını verdiğini belirledi. Kadın teröristin her adımı, kameralara alındı. Polis, Dilan'a bir nefes uzaklığındaydı. Dilan, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyeti önünde keşif yaptı, ablasının evine giderken de kıskıvrak yakalandı. BİNAYI PATLATACAKTIM Hedefi, Emniyet binasını içindekilerle birlikte havaya uçurmak, kendisine emredilen 'sansasyonel eylemi' hayata geçirmekti. Genç kız, verdiği ifadede de yakalanmaması durumunda, araç anahtarı ile kuracağı düzenek sayesinde Emniyet Müdürlüğü binasını patlacağını söyledi. BÖYLE KANDIRDILAR 19 yaşında bir genç kızı, kana susamış bir terörist haline getiren öykü ise ibretlik. Sakarya'da ailesiyle birlikte yaşayan Dilan'ın hayatı üniversite ile bambaşka bir seyir aldı. 2 yıllık Gaziantep Meslek Yüksekokulu'nu kazanan genç kızın arkadaş çevresi kısa sürede değişti. O matematik dersini geliştirmek istiyordu. Terör örgütü yandaşı arkadaşları, 'Matematik eğitimi alırsın' diye genç kızı İstanbul'a gönderdi. Matematik için İstanbul'a geçen Dilan, 2010 yılının ocak ayında Kandil'e gönderildi. 45 gün bomba eğitimi gördü. SEN GİT, BİZ SANA ULAŞIRIZ Terör örgütünün dağ kadrosu, eğitim sonrası Dilan'ı 'Sen git, normal hayatına dön. Sana ulaşacağız, eylem talimatı bekle' diye İstanbul'a gönderdi. Azılı bir terörist olarak Türkiye'ye dönen Dilan, Mart 2010'da Sakarya'ya ailesinin yanına döndü. Babası ise harekete geçmişti. KIZIMI KURTARIN Kızının terör örgütünün Kandil'deki kamplarına gittiğini duyan babası Sakarya Emniyeti'ne başvurup ihbarda bulundu, kızının kurtarılmasını istedi. Bu esnada Dilan'ın aniden dönüşü, aileyi çok sevindirmişti. Dilan, babasıyla birlikte Emniyet'e başvurarak, 'örgüte katılmadığını, amcasının yanına Diyarbakır'a gittiğini' söyledi. Hakkındaki arama kararı durduruldu. Takipten kurtulduğunu sanan Dilan eylem için İstanbul'a ablasının yanına gitti. Devrim TOSUNOĞLU/İSTANBUL http://www.aksam.com.tr/2010/05/27/haber/guncel/12916/matematik_kursu_yerine_kandil_e.html

Gerçek sorun bu mu?

ARA AKŞAM EGITIM 27 MAYIS 2010, PERŞEMBE Gerçek sorun bu mu? Dün televizyon seyrederken kulağıma çalındığı için bugün yazmaya karar verdim. Artık geleneksel hale gelen sınavlara ve sınavlara hazırlık sürecine yönelik temelsiz önyargılı söylemler devam ediyor. Bu söylemlerden dün duyduğum TED Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Selçuk Pehlivanoğlu'nun yaptırdığını söylediği ama gerçeği yansıttığı şüpheli bir araştırmasıydı. Selçuk Bey ülkemizin önemli eğitim kurumlarından olan TED'in yönetim kurulu başkanı. Ben, Sayın Selçuk Pehlivanoğlu'nu çok severim ama her yıl artık kabak tadı veren dershanelere ve sınavlara yönelik açıklamalarını gereksiz buluyorum. Bu yılda araştırmasını (!) yapmış ve açıklamış 'Eğitim sistemimizi sınavlar bozuyor', ' Dershanelere ve sınavlara hazırlığa şu kadar para harcanıyor' tabi bu yıl Selçuk Bey kendini aşmış ve sınavlara hazırlanırken ülkemizde 16 milyar dolar harcandığını söyledi. Selçuk Bey, sanırım hesap yapmayı bilmiyor. 16 milyar dolar dediği paranın bu ülkenin eğitim bütçesine yakın bir para olduğunun farkında değil herhalde. Ülkemizde dershanelerin toplam cirosu ülkemizin terlik piyasasının cirosu kadar, yani 1.5 milyar doları bulmuyor. Üstelik bu kurumlar 100 bine yakın istihdam sağlıyor ve okuma şansı olmayan 150 bine yakın çocuğu da ücretsiz okutuyorlar. Selçuk Bey bence araştırmayı yeniden yaptırsın çünkü biz ülke olarak bu parayı eğitime harcasaydık çoktan AB ülkelerini geçmiştik. Yine Selçuk Bey sınavların ülkemizin eğitimini geriye götürdüğünü gelişmesini engellediğini belirtiyor. Burada Selçuk Bey'e sorulacak en uygun soru sanırım sınavların neden yapıldığıdır. Bu sorunun cevabı sanırım tek. Sınav yaşamdır. Yaşamımızın her döneminde her anında sınavla karşı karşıya kalırız. Ama nedense hep SBS ve ÖSYS'yi konuşuyoruz. Ne zaman eğitimle ilgili bir sorun yaşansa herkes sınavları suçlayarak işin içinden sıyrılmayı tercih ediyor. Acaba bu araştırmayı yapanlar dünyanın diğer ülkelerinde hem de en gelişmiş ülkelerinde bu eleştirdikleri sınavların yapıldığını biliyorlar mı? Yine bu sınavlara hazırlık için bizdekilerin üç dört katı büyüklüğünde dershanelerin var olduğunu biliyorlar mı? En önemlisi bu dershanelerin ve sınavların bu ülkelerde eğitimin bir parçası olarak görüldüğünü biliyorlar mı? Örneğin üniversite sınavları dünyanın hemen hemen her ülkesinde var. Avrupa ülkelerinin birçoğu 'bitirme sınavları' yaparak öğrencilerinin öğrenme sevilerini ölçer. Bu sonuçlara göre öğrencilerine gelecekte ne tür bir eğitim yapacağını planlar. İşte ABD dünyanın en güçlü ülkesi, herkese yetecek kadar lise ve üniversite var. Ancak hem lise giriş sınavı hem de üniversite girişte önemli bir etken olan SAT var. Bunlara bir örnek; ABD'de NEW YORK Eyaleti'nde lise giriş sınavı yapılıyor. Bu sınavı bölgedeki en önemli sekiz okula öğrenci yerleştirmek için yapıyorlar. Bu okullar: Bronx High School, Brooklyn Technical High School, High School Mathematics Science and Engineering at City College, High School of American Studies at Lehman College, Queens High School for the Sciences at York College, Staten Island Technical High School, Fiorello H. LaGuardia High School of Music & Art and Performing Arts Bizim eğitim sistemimizin en iyi işleyen taraflarının başında son derece adil ve tarafsız yaptığımız sınavlar bulunmaktadır. Dünyanın en büyük ve en gelişmiş ülkelerinin başında bulunan ABD sınavların önemini gün geçtikçe öne çıkarırken, biz çok başarılı yaptığımız sınav uygulamasını popülist yaklaşımlara alet etmekteyiz. Eğitim yapboz tahtası değildir. Buradan Selçuk Bey'e ve onun gibi düşünenlere sormak istiyorum. Sürekli sınavları ve dershaneleri sorun olarak göstererek ne elde ediyorsunuz. Acaba bu sınavların ortaya çıkardığı sonuçlar mı sizi korkutuyor. Unutmamalısınız ki sınavlar sadece sonuçtur asıl olan süreci düzenlemektir. Acaba herkes kendi kapısının önünü süpürseydi sınavlar bizim için bir şölen haline gelmez miydi? Her yıl söylüyorum bırakın bu sınavlarla uğraşmayı sınavlar bize bir şeyler söylüyor neden onları dinleyip gerekli düzeltmeleri ve tamiratları yapmıyoruz. Selçuk Bey artık alıştık dershanelerle ilgili desteksiz rakamlar söylemenize ama bir cümle söylemeden de edemeyeceğim; dershaneler olmasaydı siz fırsat eşitliğini sağlayabilir miydiniz? Ülkemizin en ücra köşesindeki çocuklara eşit eğitim götürebilir miydiniz? Yapmazdınız. Bırakında yapanlar rahat çalışsınlar bari gölge etmeyin. Siz çığ gibi büyüyen tarikat okulları ile ilgili, eğitimin içeriği ile ilgili, okullar arası ve bölgeler arası eşitsizlikleri, okulları geliştirmeyi ve en önemlisi de verimlilik ile ilgili araştırmalar yaptırın bakın orada neler göreceksiniz neler. Turgay Polat http://www.aksam.com.tr/2010/05/27/haber/egitim/737/gercek_sorun_bu_mu_.html

Geleceğin yıldızları İstanbul Kids LEAGUE'de

AKŞAM EGITIM 27 MAYIS 2010, PERŞEMBE Geleceğin yıldızları İstanbul Kids LEAGUE'de Geleceğin basketbol yıldızlarını yetiştiren Bahçeşehir Süleyman Demirel İlköğretim Okulu Spor Klubü (BSD)'nin düzenlediği İstanbul 2010 KIDS League heyecanı sürüyor. Ana sponsorluğunu CADDE34 dergisinin yaptığı turnuvaya 1999'lu oyuncular katılıyor. Turnuvada ev sahibi takım BSD, Efes Pilsen, Galatasaray, Fenerbahçe gibi ünlü takımların minik yıldızlarını ağırlıyor. BSD'nin koçlarından ve turnuvanın isim babası basketbol sporuna yetenekli oyuncular kazandıran Hakan Kurtçayı, turnuvanın geleneksel hale gelecçeğini belirterek, hedeflerinin uluslararası bir lig yaratmak olduğunu söyledi. Kurtçayı, 'Turnuva büyük ilgi ve destek gördü. Amacımız geleceğimiz olan çocuklara yatırım yapmak. Türk basketboluna yeni yıldızlar yetiştirmek. seneye çok daha farklı bir turnuvayı sahneye koyacağız.'dedi. http://www.aksam.com.tr/2010/05/27/haber/egitim/736/gelecegin_yildizlari_istanbul_kids_league_de.html

Bahçeşehir Koleji'nde Çocuk Bilim Müzesi

AKŞAM EGITIM 27 MAYIS 2010, PERŞEMBE Bahçeşehir Koleji'nde Çocuk Bilim Müzesi Bahçeşehir Koleji, Çocuk Bilim Müzesi'nde minik öğrencileri bekliyor. Müze, 4-12 yaş grubu çocuklara bilimi sevdirmek, onların fen, teknoloji, matematik ve müzik gibi disiplinlerde hayal güçlerini, merak duygularını harekete geçirmek için zengin öğrenme ortamları sunuyor. Çocuk Bilim Müzesi'nde çocuklar, interaktif öğrenme istasyonları ile soru sormayı ve keşfetmeyi aktif olarak öğreniyor ve bilimin temel prensipleri konusunda farkındalık kazanıyorlar. Çocuklar müzeyi, konusunda uzman rehber öğretmenler eşliğinde geziyorlar. http://www.aksam.com.tr/2010/05/27/haber/egitim/735/bahcesehir_koleji_nde_cocuk_bilim_muzesi.html

Dershane okul sayısı tartışması

AKŞAM EGITIM 27 MAYIS 2010, PERŞEMBE Dershane okul sayısı tartışması Özel Dershaneler Birliği (ÖZ-DE-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü, 'dershane sayısı okul sayısını geçti'' şeklindeki ifadelerin yanlı ve maksatlı olduğunu bildirdi. Köprülü, yazılı açıklamasında, eğitim sisteminde üst eğitim kurumlarına geçişte uygulanan seçme ve yerleştirme sınavları üzerinde yoğun tartışmaların yaşandığını belirterek, ''Ülkemizin gerçekleri, merkezi sınavları zorunlu kılmaktadır'' görüşünü ifade etti. Ortaöğretime geçiş sistemi tartışmalarının sürdüğü son dönemde dershanelere yönelik gerçeği yansıtmayan eleştirilerin yapıldığını kaydeden Köprülü, velilerin dershanelere yaptığı ödemelere ilişkin hesapların abartılı olduğunu ve kafa karışıklığı yarattığını savundu. On binlerce öğrencinin ücretsiz yararlandığı ve 100 bin çalışanın istihdam edildiği sektör hakkında kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğine işaret etti. http://www.aksam.com.tr/2010/05/27/haber/egitim/734/dershane_okul_sayisi_tartismasi.html

TED'in raporu Bakan Çubukçu'ya da sunuldu

AKŞAM EGITIM 27 MAYIS 2010, PERŞEMBE TED'in raporu Bakan Çubukçu'ya da sunuldu TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'yu ziyaret etti. TED'in 'Ortaöğretim ve Yüksek Öğretime Geçiş Sistemi' başlıklı raporu, Çubukçu'ya da sunuldu. SBS'yi kaldırma çalışmalarını sürdüren bakanlık, raporu ayrıntılı olarak inceleyeceklerini ve değerlendireceklerini söyledi. Eğitim sistemine ilişkin çarpıcı verilerin yer aldığı TED raporu, Bakan Çubukçu'ya sunuldu. Dün gerçekleşen buluşmaya Çubukçu'nun yanı sıra bazı üst düzey bakanlık bürokratları da katıldı. Çubukçu'nun raporu hazırlayan TED'e teşekkür ettiği ve 'Çalışmalarımızda bu rapor çok faydalı olacak' dediği öğrenildi. Görüşmede Çubukçu'nun SBS'yi yeniden reforma etme çalışmalarında sona yaklaşıldığını söylediği bildirildi. Çubukçu'nun, 'Bu detaylı rapor da çok faydalı olacak. Ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz ve değerlendireceğiz. Kararımızda etkili olacak bir rapor' dediği öğrenildi. Bakanlık SBS'yi kaldırarak 3 sınavdan tek sınava inme çalışmalarını da sürdürüyor. Akademik bir heyetten de danışmanlık alan Çubukçu'nun karar aşamasına geldiği de belirtildi. ANKARA http://www.aksam.com.tr/2010/05/27/haber/egitim/733/ted_in_raporu_bakan_cubukcu_ya_da_sunuldu.html

LYS adaylarının tercihi iki sınav

AKŞAM EGITIM 27 MAYIS 2010, PERŞEMBE LYS adaylarının tercihi iki sınav Beş ayrı alanda yapılacak olan LYS'ye başvuran adayların çoğunluğunun tercihi 'iki sınava'' katılmak oldu. Toplam başvruru ise 872 bin 800 kişi Üniversiteye girişte ikinci aşama sınavları olan ve toplam beş ayrı alanda düzenlenecek Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) başvuran adayların çoğunluğunun tercihi 'iki sınava'' katılmak oldu. Sınavları gerçekleştirecek olan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 2010-LYS'ye toplam 872 bin 800 adayın başvurduğunu söyledi. Üniversiteye girişin birinci aşaması olan Yükseköğretim Geçiş Sınavı (YGS) sonucunda 1 milyon 233 bin 580 aday LYS'ye katılma hakkı elde etmişti. Yarımağan, Matematik ağırlıklı LYS-1'e 605 bin 520, Fen Bilimleri ağırlıklı LYS-2'ye 276 bin 800, Edebiyat-Coğrafya ağırlıklı LYS-3'e 635 bin 300, Sosyal Bilimler ağırlıklı LYS-4'e 349 bin 100, yabancı dil ağırlıklı LYS-5'e de 31 bin 300 adayın gireceğini açıkladı. Yarımağan, 'Bu rakamlar çok normal rakamlar. Bir anormallik yok. Bazıları yorum yapıyorlar, 'bu sayılar çok az' diye, katılmıyorum. Bu sayılar normal sayılar. Çünkü adayların belli bir bölümü sınava sadece açıköğretim veya meslek yüksekokulu için giriyor. O adaylar tabii ki LYS'ye başvurmuyorlar' dedi. Adaylardan 680 bin kişinin iki sınava, 146 bin kişi üç sınava, 13 bin 300 kişinin dört sınava, 2 bin kişinin beş sınava girmek için başvurduğunu kaydeden Yarımağan, 'LYS puanıyla öğrenci alacak programların kontenjanları henüz belli değil ama geçen yıl 275 bin kişiydi. Bu sene de 300 bin dolayında olur. 300 bin dolayındaki bir kontenjan için 872 bin kişi rahatlıkla yetecek bir sayı'' diye konuştu. YANLIŞ TERCİH YAPANLAR LYS'de sınav tercihini yanlış yapanlara düzeltmeleri için 31 Mayıs'a kadar süre tanındığı anımsatılarak, 'yanlış tercih yapan kaç kişi bulunduğunun'' sorulması üzerine, Yarımağan, şunları kaydetti: 'Bizim tahminimize göre birkaç bin kişi yanlış sınav tercihi bildirmiş. Örneğin hem fene hem de sosyale gireceğim diyor. Hem fene hem sosyale girmek mantıklı değil. Böyle birkaç bin kişi var. Bunlar ya sistemi anlamamışlar ya da dikkatsizler. Bu da bizi çok yordu. 'Sınav Destek Masası' Projesi İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) işbirliğinde ve Türk Telekom Genel Müdürlüğü'nün teknik desteği ile öğrenciler ve velilerine sınava hazırlık sürecinde, okul ve meslek seçimlerinde rehberlik hizmeti vermek amacıyla 'Sınav Destek Masası' Projesi'ni başlatıyor. SBS ve LYS'ye hazırlanan öğrencilere haziran ayı boyunca rehberlik hizmeti sağlamayı hedefliyor. Projenin bugünkü tanıtım toplantısına TÖDER Başkanı Enver Yücel de katılacak. http://www.aksam.com.tr/2010/05/27/haber/egitim/732/lys_adaylarinin_tercihi_iki_sinav.html